Sil baştan şansı...

Haberin Devamı

Bozgun öncesinin kasvetli havasını Başbakan fark etmiyor mu?

Etrafındakiler buna izin vermiyorlar galiba...

İnternette günlerdir gezinen ve büyük ilgi gören bir “açık mektup” var. Mektubu üniversite hocalığı da yapmış, Pet Holding’in saygın patronu Prof. Dr. Güntekin Köksal, Başbakan Erdoğan’a hitaben kaleme almış.

“Birçok kamu müessesemizin işi bilmeyenler tarafından yönetildiğini görüyorum. Kadrolaşmayın!” diyor.

Başbakan’a “damardan bir telkin” yapıyor:

“Bir hadis-i şerif diyor ki; Cenab-ı Hak sevdiği yöneticilere açık sözlü danışmanlar nasip eder, sevmediklerine de dalkavuklar musallat eder.”

Bu işaretler...

Başbakan’ın açık sözlü danışmanları yok ama ülkede olup bitenler, işlerin kötüye gitmeye başladığını fark ederek tedbirlerini hemen alan açıkgözlerin hiç de az olmadığını gösteriyor.

Mesela rüşvet ve yolsuzluk olaylarında artış var. İktidarlar yanlış yola girdikleri dönemlerde çakallar çoğalır.

Gafleti romantizm biçiminde yaşayarak aydın takma adıyla körlüğü ve inkârcılığı fazilet gibi pazarlayan tipler de iktidardan uzaklaşırlar.

Böyle dönemlerde seçimin kaideleri ve seçim bölgelerinin haritası da değiştirilir.

Nitekim AKP iktidarının “ileri görüşlü” yöneticileri şu anda CHP’li belediyeleri seçimde ele geçirecek ameliyatlar ile meşguller...

Kaptanın görevi

Bir taraftan da bütçe dışı, denetim dışı kaynaklar oluşturma telâşı var. Bütçe denetiminden kaçırılan milyar dolarlar bir fonda toplanarak yaklaşan yerel seçimin av malzemesi olarak kullanılacak.

Hazine ve sorumlu bakanlar itiraz ediyor ama fayda etmiyor.

“Özal’ın icadı olan bu fonlar ANAP’ı yok olmaktan kurtarmadı, belki yarattığı kara delikler yüzünden felâketine katkıda bulundu” diye düşünenler anlaşılıyor ki Başbakan’ın yanına yaklaşamıyorlar.

Emekli milletvekillerinin maaşlarını yüzde 50’ye yakın artırma amaçlı direniş de göstergedir. Yılın ilk yarısı için memurlara yüzde 2, emeklilere yüzde 3 dolayında zam verilirken iktidar milletvekillerinin böylesine dengesiz ve kışkırtıcı bir menfaatin peşine düşmesi, batan geminin mallarını yağma psikolojisi değil midir?

Başbakan Erdoğan’a büyük bir sorumluluk düşüyor.

Bu havayı değiştirmek kaptan olarak onun görevidir.

Türkiye vakit kaybediyor, toplum bölünüyor.

İktidar seçim sarhoşluğu içinde yanlış bir hamle yaptı ve Milli Görüş’ün tehlikeli saplantıları AKP’de hortladı.

Şerefli bir ricat şu aşamada hem gereklidir, hem de mümkündür.

Dağılmayı başlatan hamle türban sevdasıdır.

Sil baştan şansını da bu sevdadan vazgeçmek getirebilir.

Türban yasasını Anayasa Mahkemesi’nden önce iktidar yok hükmünde sayarak laik rejimle sorunu olmadığını göstermelidir!

DİĞER YENİ YAZILAR