Sil baştan açılım

Haberin Devamı

Şüpheniz olmasın, DTP’nin kapatılması hayatımızda hiç bir değişiklik yaratmayacak.

Siyasetçiler yeni duruma kendilerini ve bizi en kısa zamanda uyduracaklardır.

Çünkü DTP’yi kapattıran sebepler içi boş siyaset, sorun çözmeye değil, iktidar kavgasına dönük “teferruat”tır.

Cuma günü girdiği komadan bir hafta sonra çıkacak biri, bu ülkede önemli bir partinin kapatılmış olduğunu asla farkedemeyecektir.

Çünkü söylenen sözler değişmeyecek güvensizlik ve çatışma ne hızda sürmesi gerekiyorsa o yaşanacaktır.

Anayasa Mahkemesi kararının bile “ibret” etkisi ve düzelme yaratmadığı bir toplum olur mu?

Olmaması lâzım. Çünkü öyle bir örnekte devlet yıkılır, toplum birbirine düşer.

Ama şükür ki devletimiz halâ ayaktadır ve 40 bin terör kurbanı bile bu milleti birbirine düşürmemiştir.

“Nasıl oluyor” sorusunun cevabı VATAN’ın bugünkü manşetindedir:

“Türk realitesi!..”

Ahmet Türk’ün genel başkanı olduğu parti terör örgütü PKK’nın maşası olduğu gerekçesiyle kapatıldı, kendisi de milletvekilliği düşürülerek siyasi haklarından yoksun bırakıldı.

Başkadır memleketim

Ahmet Türk dün sabah oğlu Ejder’i askere uğurladı, ardından son basın açıklamasını yapmak üzere parti merkezine gitti.

Artık o da her gün öteki asker babaları gibi oğlunun sağ salim eve dönmesi için Allah’a dua edecek.

Çünkü oğlu Türk Ordusu’nun bir askeridir artık. En önemli görevi PKK ile savaş olan bu orduya hizmet ederken kaderin onu nerede ne zaman bölücü katillerle karşı karşıya getireceğini kimse bilemez.

Türkiye’nin sorunu, terörü siyaset aracı olarak kullanmaya son verecek aklı egemen kılamamaktır.

Ahmet Türk’ün yaptığı doğru iş, oğlunu askere göndermesi. Onun PKK ile savaşmak zorunda kalacağını bile bile..

Yanlışı ise, teröre karşı koyduğu fedakârlığı siyasi alanda üretememesi.

İşte bu tablo da kanıtlıyor ki sorun gösterildiği kadar büyük değildir.

Kürtler insan onuruna yakışacak yaşamı yalnız Türkiye’de buluyorlar. Demokrasi ve gelişen bireysel haklar bu iddianın politik ifadesidir.

Uyuşturucu kaçakçısı, insan kaçakçısı, bebek katili bir terör örgütünün az da olsa bir kısım vatandaşın umudu olabilmesi, bütün siyasetçileri utandırmalıdır.

Hemen toprak reformu

Bir kaç güne kadar her şey yerli yerine oturacak, sadece DTP’nin adı değişecektir.

İstifa atraksiyonunu ara seçim fırsatına dönüştürmek isteyen muhalefete iktidar grubu geçit vermeyecektir.

Keşke açılım için gerçek bir “sil baştan” yapılabilse...

Açılımın yeni hedefi Kürt kökenli vatandaşları terör örgütünden ve terörü destekleyen siyasetçilerden korumak ve kurtarmak olmalıdır.

Bunun şartı onları, aşiret reislerinin, derebeylerinin kulu olmaktan vatandaş kimliğine terfi ettirmektir.

İktidar gözünü açmalı...

Ülkenin ve milletin birliğine, bütünlüğüne zarar vereceği korkusu yaratan düşünceleri açılım diye kabul ettirmeye uğraşmak büyük hata olmuştur.

Tüm anketler ve Bahçeşehir Üniversitesi’nin büyük araştırması, bölge halkı ile siyasetin arasında oluşan derin uçurumu önümüze seriyor.

Halkın en önemli sorunu işsizliktir. (Yüzde 66.9) Terörün yarattığı can korkusunu bile üçe katlıyor.

İktidar imalarla hayaller uyandırıp ayrılıkçı beklentileri tahrik edecek yerde bir yatırım programı açıklamalıdır.

“Sil baştan açılımı”nın en başına da toprak reformunu koymalıdır.

Çıkarın mayınları, dağıtın o toprağı!

DİĞER YENİ YAZILAR