VATAN'ın manşeti bugün, bütçe içinde saklanmış yeni vergi zamlarına büyüteç tutuyor.
İktidar sözcüleri sık sık "yeni zam yok" diyorlar ama 2005 bütçesi, bunun tutulabilir bir vaat olmadığını ele veriyor. Nitekim dün gerçekleşen akaryakıt zamları, önümüzdeki dönemin sürprizleri için işaret fişeğidir.
Vergi zamları nerede saklanıyor?
Dayanıklı tüketim mallarından elde edilecek ÖTV (özel tüketim vergisi) hedefi yüzde 190, motorlu taşıtlarda yüzde 47,4, alkol ve tütünde yüzde 49,7, akaryakıtta yüzde 16,5'tur.
Bütçe yüzde 5 büyüme ve yüzde 8 enflasyon öngörmüştür. Bu durumda yüzde 14'ün üzerindeki vergi beklentilerinin ÖTV'ye yapılacak zamlarla karşılanacağını tahmin etmek zor değildir.
Hedefler tutturulabilir mi? Evet tutturulabilir. Çünkü iktidar IMF programına sadakatin meyvelerini toplamaya başlamıştır.
Baskın seçim yok
Başbakan Erdoğan dün grup konuşmasında önemli bir şey söyledi:
"Bizim dönemimize kadar uygulanan siyasi geleneğe, ekonomik anlayışa teslim olsaydık (yeterince başarı elde ettik, burada duralım ve artık bunun siyasi rantını yiyelim) gibi çok yanlış bir yola sapabilirdik. Ama biz bunu yapmıyoruz.."
Başbakan bu sözleriyle, iktidarın önümüzdeki ilkbaharda bir baskın seçim planı yaptığı yolundaki spekülasyonları yalanlamış olmaktadır.
Bu halk IMF reçetelerinin dayattığı acı ilâçlardan çok çekti. Ama yararını da görmeye başladı. Bu fedakârlıkları riske sokacak bir siyasi kap-kaç egoistliği mi, yoksa inanç ve sabırla dokunmuş bir sadakat mi daha kazançlı olur?
İktidarın zihinsel takıntılarından kaynaklanan yanlışları vardır ama ekonomideki seçimi doğrudur. Çünkü otuz yıldır ilk kez kara göründü. Kısa günün kârına tamah eden aç gözlülük, yalnız Türkiye'nin yakaladığı büyük fırsatı değil, iktidarın daha büyük başarı kazanma olanağını da heba edecektir.
Büyüyen ekonomi
Hükümet bu farkı görmüş, büyük oynamayı seçmiştir.
Evet, tüketimden alınan vergilerin sıkıntı verecek oranlarda artacak olması halkı zorlayacaktır. Ama ne yapalım ki bir yandan iç talebi daraltmaya, öte yandan vergi gelirlerini artırmaya ihtiyaç var.
Bu mecburiyeti bu hükümet yaratmadı. Bütçenin 56,4 katrilyon lirası faize, 26,5 katrilyon lirası sosyal güvenlik harcamalarına, 32,4 katrilyon lirası personel maaşlarına gidecek.
Bunlar geçmişteki yağma döneminin yıkıcı mirasıdır. Şükür ki, bu vergileri büyüyen bir ekonomi ödeyecektir.
Büyüyen bir ekonominin vergi ödeme kabiliyeti, küçülen ve durağan bir ekonomiden daha yüksektir.
Evet, kimse vergiyi severek ödemez.
Ama Türkiye'nin artık "bu sıkıntıya değer" dedirten bir süreçte ilerliyor olması tesellidir.
Sıkıntıya değer
VATAN'ın manşeti bugün, bütçe içinde saklanmış yeni vergi zamlarına büyüteç tutuyor
Haberin Devamı

