Sigortalı Zafer

Haberin Devamı

AKP müthiş bir seçim zaferi kazandı. Ülkemize hayırlar getirmesini diliyoruz.

Demokrasinin erdemine inanmış bir toplum haline gelebilmişsek bu sonucu muhalif kanatta bile olsak içimize sindirmek, halkın oylarında saklanan mesajları doğru okumak, iktidar tarafında isek kibire kapılmadan, devletin gücünü çoğulcu bir demokrasinin emrettiği adalet ve uzlaşı temelinde kullanmak zorundayız.

Halk kutuplaşma ortamında bir seçime mecbur kalmış, tercihini ekonomik ve siyasi istikrardan yana kullanmıştır.

Kitleler, büyüdüğü söylenen ekonominin olumlu etkilerini hayatında hissetmeye başladı ama işlerin daha kötüye gideceği korkusunu yaşamıyor.

Muhalefet partilerinin güven veren alternatif politikalar koymaması, seçmen tercihini belirleyen en önemli faktörü AKP’den yana çalıştırmıştır.

Dış politikadaki soğukkanlı duruş, özellikle Kuzey Irak’a karşı askeri güç kullanılması için bastıran muhalefet karşısında etkili olmuştur. İktidar partisi Doğu Anadolu’da oylarını bir kat, Güneydoğu’da yarı yarıya arttırmıştır.

Leylâ Zana’nın yaptığı eyalet çağrısına “Hayır bölünmek istemiyorum” cevabı gelmiş, bölücü siyasetler mahkûm edilmiştir.

Neden böyle oldu?

AKP bütün seçim çevrelerinde oylarını arttırmış, bütün partilerin geleneksel tabanlarından taraftar kazanmıştır.

Neden böyle oldu sorusunun cevabı ortadadır:

Türkiye bu son dört buçuk yılda temel göstergelerde ve geleceğe yönelik beklentiler bakımından iyiye gitmiştir;

Tayyip Erdoğan, halktan daha yüksek bir kredi talep ederken etkileyici bir hareket yapmış, Milli Görüş kalıntılarının yerine yeni ve iyi adaylar seçmiş, etkileyici bir liste ile yarışa girmiştir;

Son olarak da rakiplerinden daha çok çalışmış, kamu kaynaklarını suiistimalden doğan ahlâki ihlâllere rağmen örgütünü, imkânlarını daha etkili değerlendirmiştir.

Bu seçim AKP’ye ikinci kez tek başına iktidar hakkı vermiş ama cumhurbaşkanını seçerken veya bir anayasa değişikliği yapması gerektiğinde uzlaşma arama mecburiyeti yüklemiştir.

Rejim için olduğu kadar AKP’nin geleceği için de bir sigortadır bu.

Tayyip Erdoğan bu fren etkisini şans saymalı ve aşmaya kalkışmamalıdır.

Dinleyene uyarılar

AKP din temelli özlem ve eylemlerine bu seçimin halk onayı verdiği zannına da kapılmamalıdır.

Çünkü bu duyguyu iktidar partisine telkin eden kışkırtmalar çoğalabilir önümüzdeki günlerde.

Kutuplaşma siyaseti seçimde AKP’ye kazandırmıştır ama iktidar sürecinde kaybettirir.

Seçim zaferini askerden, yargıdan ve üniversiteden intikam almak için değerlendirmenin AKP adına borç olduğunu telkin edecek dost görünümlü çevrelerden Tayyip Erdoğan ve arkadaşları sakınmalıdır. Cumhurbaşkanını seçerken çoğulcu demokrasiye sadakatlerini kanıtlayan bir çabayı sergilemelidirler.

Ve laik rejimle kavgalı oldukları yolundaki algıların yükünden mutlaka kurtulmalıdırlar.

Bu seçimde merkez sağ tasfiye oldu. AKP kalıcı olmak için bu boşluğu dolduracağını göstermek zorundadır.

Solun da devletçi-tutucu kimliğinden kurtulup yenileşmesi gerektiği açıkça ortaya çıkmıştır.

DSP ittifakıyla alınan sonuç Deniz Baykal’ın CHP’ye çağdaş bir yapı, yeni ve genç bir lider kadro kazandırılması konusundaki borcunu hatırlatmalıdır.

Rodos’a doğru yüzmeye başlamadan yapmalıdır bunu.

DİĞER YENİ YAZILAR