Şiddet şiddeti doğurur. Şiddeti hayatından kovamayan toplumlar sonunda vahşet mağduru olur.
Şiddetin meyvesi banş ve kardeşlik olacak değil ya, elbette vahşet olacak!
Biz inanılmaz bir toplumsal gaflet döneminde şiddeti eğlence malzemesi olarak kullanırken bu tür filmlerin çocuklarımız üzerinde olumsuz eğitim etkileri yaratacağı gerçeğine ve uyarılarına sırtımızı dönerek büyük günah işledik.
Bunun kefaretini ödüyoruz, ödeyeceğiz.
Ankara'nın Kalecik ilçesinde 32 yaşında, aslan gibi bir uçak mühendisi yaşıyordu. Otomobilini satmak için internette duyuru yaptı. Karşısına müşteri olarak çıkan biri 19, öteki 18 yaşındaki iki kişinin cellâtları olacağını düşünemedi.
Onun geçirdiği meşum tecrübe başka masumları benzer tuzaklara karşı uyanık olmaya mecbur eder umarız. Neyse..
Koruyamadık
Bir çete reisi tarafından güdülen bu iki kişi otomobiline el koydukları uçak mühendisini geride şikâyetçi kalmasın diye öldürmüşler.
Hem de ne ölüm!.. Zavallı adamı sprey ile sersemletip kazdıkları dar bir mezara ite kaka sokarak canlı canlı gömmüşler.
İnsan duyunca idam cezasını yasalarımızdan kaldıran kararın doğruluğundan şüpheye düşüyor.
.. Ve "Bu canavarları kim yarattı?" diye isyan ediyor.
Dikkat ederseniz, bu soruyu son zamanlarda çok sık sormaya başladık. Suçlu biziz.. Toplum şiddet çağında çocuklarını, dolayısıyla kendini koruyamamıştır.
Bu sorun hakkında yaptığım yazışmalarla ilgili arşivimi dün karıştırırken RTÜK kaynaklı bir yazı geçti elime.
İki araştırmanın sonucu var orada:
İşte büyüdüler
Amerika'da çocuklar daha ilkokulu bitirmeden TV sayesinde 8 bin cinayet izliyorlar. Türkiye'de de bir pazar günü TV başına oturan bir çocuk 500 kişinin vahşice ölümüne tanık oluyor.
Belge 28 Mart 1995 tarihini taşıyordu. O tarihte 8-9 yaşında olan çocuklar büyüdüler. Şiddete dayalı rating savaşlarının kurtlar vadisinde şimdi cahil, bencil, sorumsuz büyüklerinin eserleri olarak karşımızdalar.
Olacağı buydu, şiddet ektik, vahşet biçiyoruz!
Dikkat... Bu filmi tersine sarma olanağına ne yazık ki sahip değiliz.
Ama hatalarımızdan ders çıkararak çocuklarını koruyan bir sivil toplum ve onun taleplerine cevap veren bir kamu yönetimi yaratma mecburiyetimiz ortadadır.
Çünkü evrim tamamlanmak üzeredir:
Maceradan aksiyona, aksiyondan şiddete derken şimdi şiddetten korku türüne giriş yaptık. Bunun sonu yok.
Toplumsal uzlaşma şansının da tükendiği bir cehenneme düşmeden çıkış yolu bulmalıyız.
Şiddet ektik vahşet biçiyoruz
Şiddet şiddeti doğurur. Şiddeti hayatından kovamayan toplumlar sonunda vahşet mağduru olur...
Haberin Devamı

