Cumhurbaşkanı Sezer, yoksul çocukları özel okulda okutmaya imkân tanıyan yasayı yalnız veto etmedi.
Anayasa'yı ve Milli Eğitim Temel Yasası'nı yok sayan tarikat okullarının mevcut olduğunu da ihbar etti.
Bu durum Türkiye'de irticai eğitim yoluyla ülkenin geleceğine ihanet edildiği suçlamasının alenen yapılmasıdır aynı zamanda.
Sezer her yıl 10 bin yoksul aile çocuğunun devlet parası ile özel okullarda okutulmasına özellikle şu iki gerekçeyle karşı çıkıyor:
1. Başarılı öğrencilerin önemli bir kısmı tarikat okullarına yollanacak;
2. Yetmiyor gibi bu okullar devlet parasıyla desteklenecek.
Cumhurbaşkanı, tarihe geçen veto gerekçesini sadece duyumlara, sezgilerine, şüphelerine dayanarak yazar mı; yazamaz.
Ama bildiğimiz kadarı ile devletin elinde bu kadar açık bir suçlamaya yetecek belgelenmiş bilgi bulunmuyor.
Bulunması da zor. Neden?
DDK araştırmalı..
Erbakan'ın 1970'lerin başında Ecevit'in eşliğinde iktidara ortak olduğu günden beri Milli Görüş, özellikle Milli Eğitim, İçişleri ve Adalet bakanlıkları içinde örgütlenmeyi hedef seçmiştir.
Tarikat okulları o sayede kollanmış, laik eğitime aykırılıkları görmezden gelinmiştir. Niçin otuz yıldır bu sorunun üstüne doğru dürüst giden olmuyor?. Sebep budur.
Sezer'in uyarısı vahim bir sorunu toplumun ve devletin gündemine getiriyor.
İddiasını inandırıcı delillere dayandırması hem borcudur hem de yetkilerinden aldığı imkânlar içindedir.
AKP'li hükümetin Milli Eğitim Bakanlığı'nın suçlamayı kabul etmesi beklenemez.
Türkiye'nin geleceği için böyle bir tehdit söz konusu ise bunu ancak Cumhurbaşkanı'nın emri ile harekete geçen Devlet Denetleme Kurulu saptayıp belgeleyebilir.
Sezer bu emri hemen vermelidir.
İrticanın son resmi
Bilinmeli ki bu yasa meclis tatilinden sonra tekrar önüne gelecek, ikinci kez veto imkânı olmadığı için Cumhurbaşkanı onaylamak zorunda kalacaktır.
Meclis tatilinin kazandırdığı bir kaç ay içinde Devlet Denetleme Kurulu, Sezer'in suçlamalarını belgeleyecek olursa bunun iki büyük yararı olur:
1. İkna edilen toplum, iktidarı bu projeden vazgeçirecek baskıyı yaratabilir;
2. İktidar inat ederse DDK raporu, Cumhurbaşkanı'nın açacağı iptal davasında Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara güçlü bir dayanak sağlar.
İrtica tehlikesinin en stratejik hedefi olan eğitim alanında neler olup bitiyor?
Devlet Denetleme Kurulu'nun bunu belirlemesinde büyük yarar var.
Belki bu rapor, son resim olacak.
Çünkü Sezer'den sonra Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa irtica tehdit olmaktan çıkacak!
Sezer'in borcu
Cumhurbaşkanı Sezer, yoksul çocukları özel okulda okutmaya imkân tanıyan yasayı yalnız veto etmedi. Anayasa'yı ve Milli Eğitim Temel Yasası'nı yok sayan tarikat okullarının mevcut olduğunu da ihbar etti
Haberin Devamı

