Sezer'e bir uyarı

Cumhurbaşkanımız sayesinde Türkiye senatolu sisteme geri döndü sanki. Tek parti iktidarı çıkaran Meclis'in etkinliği bu yüzden zayıflıyor. Çankaya, muhalefet ağırlıklı ikinci meclis gibi çalıştığı için yasamanın verimi ve sürati düşüyor

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanımız sayesinde Türkiye senatolu sisteme geri döndü sanki.

Tek parti iktidarı çıkaran Meclis'in etkinliği bu yüzden zayıflıyor. Çankaya, muhalefet ağırlıklı ikinci meclis gibi çalıştığı için yasamanın verimi ve sürati düşüyor.

Cumhurbaşkanı Sezer, 6'ncı Uyum Paketi'nde yer alan Terörle Mücadele Yasası'nın 8'inci maddesini yürürlükten kaldıran kanunu veto etti.

Sezer, 8'inci maddenin kaldırılmasıyla doğacak boşluğun TCK'nın 311 ve 312'nci maddeleriyle doldurulamayacağını savunarak "8'inci madde kaldırılmasın, değiştirilsin" önerisinde bulundu.

Uyum Paketi'ni geçirirken parlamentonun bu kaygıyı gözetmediği söylenemez. Paketin Meclis'ten oybirliği ile geçmesinin özel bir anlamı olmalıdır.

Peki böyle bir durum var diye Cumhurbaşkanı itirazlarını yutmalı mıydı?

Hayır ama zamanında söylemeliydi.

Sezer'in "Geçen MGK toplantısında söyledim" demesi, inandırıcı bir savunma değildir.

Çünkü bu mesele aylardır tartışılıyor.

Cumhurbaşkanı haftalık görüşmeleri sırasında Başbakan'a itirazlarını açıklayabilirdi. Uyarılarını, iş işten geçmeden Mayıs'taki MGK'da yapabilirdi.

Sezer, dosya önüne gelmeden fikrini açıklamayan yargıçlar gibi davranarak, bu geleneği Cumhurbaşkanı makamında sürdürmeye devam ederek doğru yapmıyor.

O yüzden "devletin başı" olarak üstlendiği başrol, itirazını tarihin kaydına düşürmekten ibaret bir figüranlığa iniyor.

Nitekim yine büyük ihtimalle vetosu bir işe yaramayacak, paket Meclis'te ikinci kez görüşülüp, noktasına dokunulmadan tekrar önüne gelecektir.

Vetoları meclis tarafından dikkate alınmayan bir Cumhurbaşkanı olmak Sezer'e ve yaptığı göreve ne kazandırıyor? Hiç!

Yesin millet!
Enflasyon düştü, düşüyor haberlerinin etkisi, televole programlarının inandırıcılığı düzeyindedir.

Pahalılığın halk üzerindeki can yakıcı ve bıktırıcı etkileri sürerken verilen müjdeli haberlere kimse inanmıyor.

Pek çok kimse "Bu hesabı yapanlar alış verişlerini Ordu Pazarı'ndan mı yapıyor?" diye dalga geçiyor.

Gülmeye mecali kalmayanlar da ya sövüyor ya beddua ediyor.

CHP'li Milletvekili Bülent Tanla dün, enflasyon hesabının dayandığı ölçümlerin gerçeği yansıtmadığını savundu.

Tanla'nın iki temel noktada toplanan itirazları haklılık taşıyor:

1. "İndeksin hesaplanmasında sepeti oluşturan ürünler ve ağırlıklar hatalı" diyor. On yıl önce oluşturulan sepette soba borusu, çalı süpürgesi, balık yumurtası, pinpon topu ve flüt gibi ürünler de var. Ama cep telefonu, bilgisayar, tatil türü harcamalar yok.

2. Bu hesaplar bütün dünyada şeffaf, bizde ise devlet sırrı..

Ve devlet eliyle çözülen bu "karanlık bulmaca" sonunda bulunan enflasyon rakamı, asgari ücretin, ücret artışlarının, çiftçiye verilen ürün fiyatlarının belirlenmesinde ölçü oluyor.

Muhalefetin zaman tünelinden gün ışığına çıkma davetine iktidar, komplekse kapılmadan uymalıdır.

Çünkü enflasyon düşse bile düştüğüne inanılmıyorsa bundan herkes zarar görür. En çok da iktidar..

DİĞER YENİ YAZILAR