Sezer şanstı

Cumhurbaşkanı Sezer dün döneminin son MGK toplantısına başkanlık etti

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Sezer dün döneminin son MGK toplantısına başkanlık etti.

Katıldığı 30 Mayıs 2000 tarihli ilk MGK’da neler konuşulmuş merakı, birinci sayfamızdaki “Yedi yıldır aynı gündem” haberini ortaya çıkardı.

Türkiye’nin iç ve dış güvenlikle ilgili sorunları MGK’nın gündemini oluşturduğuna göre kurulun devamlı aynı şeyleri konuşması doğaldır.

Bölücü terör ile irtica tehdidi ve Kıbrıs gündemin demirbaşları olarak hiç değişmemiştir ama bunun kusurunu Sezer’de aramak doğru olmaz.

İktidarın icraatını daha dinamik hale getirecek daha etkili bir cumhurbaşkanına anayasamız izin vermiyor. Onun konumu daha çok yanlışları önlemeye yönelik müdahalelere izin veriyor.

Fren tuttu, çünkü...

Ahmet Necdet Sezer bu anlamda rolünü mükemmel oynamıştır.

Hiçbir çıkar çevresi ve güç merkezinin adamı olmadığı ve olmayacağı güvenini vermek uğruna Çankaya’yı belki gereğinden fazla izole etmiştir ama bu fedakârlık onu bir dürüstlük ve tarafsızlık sembolü haline getirmiştir.

Sezer Çankaya’daki 4,5 yılını, İslâmi köklerden gelen AKP’nin yanlışlara düşme riskinin en yüksek olduğu acemilik döneminde geçirdi.

Dürüstlük, hukuka ve cumhuriyetin temel ilkelerine bağlılık konusundaki inancını kanıtlamış duruşu yalnız ülkenin değil iktidar partisinin de şansı olmuştur.

Sezer’in yerinde fren yaptığında hedef alınmaya elverişli bir şahsiyet Çankaya’da oturuyor olsa, iktidarın İslâmi tabanına vaatlerini yerine getirme mecburiyeti Türkiye’yi çok sağlıksız ve istikrarsız bir mecraya sürükleyebilirdi.

AKP önderleri gerginlik yaratacak adımlardan sakınırken veya dinci tabanın beklentileri Çankaya’dan geri döndüğünde boyun eğen bir tavır sergilerken Sezer’in halk nazarındaki sağlam, saygın ve güvenilir kişiliğinden yararlanmıştır.

AKP Sezer’e borçlu
Tayyip Erdoğan Sezer olmasaydı Çankaya engelinin meşru bir mazeret olduğunu radikal tabanına kabul ettiremezdi.

AKP, laik rejime dönük kaygıların bunca yaygın olmasına rağmen istikrarın avantajlarından yararlanmasını büyük ölçüde Cumhurbaşkanı Sezer’e borçlu olduğunu asla unutmamalıdır.

Türkiye ve onu yöneten iktidar, Sezer sayesinde öngörülebilir olmuştur.

Öyle olmasaydı Erdoğan cumhurbaşkanı olmaya heves edemezdi. Aynı şekilde partisi de önümüzdeki seçimde yeniden iktidar hayali göremezdi.

AKP cumhurbaşkanı seçiminde inat ve ihtiraslara yenilmemeli, yararlandığı şansın kaynağına doğru teşhis koymalı, akılla hareket etmelidir.

Bir Sezer daha bulamasalar bile dürüstlük, hukuk devleti ve laik rejime bağlılık konusunda onun gibi birini aramaları kendi menfaatleridir.

DİĞER YENİ YAZILAR