Şeytanı dürtmek!

Haberin Devamı

Türkiye büyük bir imparatorluğun mirasçısıdır. O nedenle yaşamımız bu derin tecrübenin vakur ayrıcalığını yansıtmalı değil mi?
Ama hayır; buna rağmen sık sık nevzuhur devletlerin düşebileceği hatalara düşüyoruz.
Sadece son terörist saldırıların ardından sürüklendiğimiz rüzgârda ne hatalar yaptık; onu düşünmek bile yeter...
Medyanın rekabeti ülkenin terörle mücadelesinde zaafa sebep olmamalı, gücünü artırmalı.
Vatanseverliği, insanseverliği kanıtlanmış bir meslektaşımız dün PKK’nın bir “Kürt 6-7 Eylül’ü yaratmak” peşinde olduğunu yazdı. Bu bir uyarıydı; ölçüyü kaçıran meslektaşlarına, düşebilecekleri tuzağı ihbar ediyordu.
Ama düşünmek lâzım.. “Şeytanın aklına taş düşürmek” diye bir söz vardır. Gazeteci gece gördüğü kâbusu sabah kalkıp köşesine yazamaz.
“Hayırdır inşallah” diye birine anlatsa, anlatırken kendisi gerçeği fark edip vazgeçerdi.
PKK dağa kaçtı
PKK 90’lı yıllarda Doğu’nun bir çok kentini, kasabasını fiilen ele geçirmişti. O zaman bile yapamadılar. Sökülüp atıldılar.
Halkın desteği olmasaydı devletin gücü tek başına bu sonucu almaya yetmezdi.
Büyük kentlerdeki Kürt kökenli gençler hayat kurmaya çalışıyor. Vatan hainlerinin peşinde cehenneme gideceklerini biliyorlar, gitmezler. Ayrıca PKK’nın ne onları ikna edecek tezi, ne de baş eğdirecek gücü var.
Milliyetçilere gelince, geçmişin meşum anıları kulaklarında küpedir. Siyasi önderleri de böyle tuzaklara karşı onları koruyor.
Şehit cenazeleri ile ilgili haberlere gelince... O haberleri de artık kazanıncaya kadar savaşa devam etmeye kararlı bir toplumun vakarıyla vermeliyiz.
Hem şehitliği askerin son rütbesi sayan kültüre sahiplik iddia-sında olacaksın hem ateş düşmüş yuvaların yıkımını feryatlar eşliğinde TV ekranlarından dünyaya vereceksin; olmaz.
Borç nasıl ödenir?
Düşmanı mutlu edecek bir atmosfer, toplumun terörle mücadelesine katkıda bulunamaz.
Şehitlerin aziz hatıralarına saygı deseniz, hiç olmaz!
Şehitlere minnetini göstermek bu milletin ortak arzusudur. Dün sona eren yardım kampanyasına katılımın genişliği bunu kanıtlıyor.
Ama şehitlerin geride bıraktığı emanetlere devlet, en yüksek rütbeli askerin duluna yetimine nasıl bakıyorsa öyle bakabilmelidir.
Halkımızın minnettarlığı ve cömertliği övgüye değerdir ama, devletin şehit ailelerini yardım kampanyalarına muhtaç etmesi ayıptır.
Ödediğimiz vergiler eğer bu amaca değilse nereye harcamak için lâzım?
Çankaya Köşkü’ne tamirat koymak, devletilere lüks uçaklar almak için mi?

DİĞER YENİ YAZILAR