Sevginizi gösterin!

Türk ulusunun şanlı bir kurtuluş savaşından sonra bağımsız bir cumhuriyet devleti kurması, bütün bir İslâm dünyasını onurlandırmıştı

Haberin Devamı

Türk ulusunun şanlı bir kurtuluş savaşından sonra bağımsız bir cumhuriyet devleti kurması, bütün bir İslâm dünyasını onurlandırmıştı.

Gel de hayatın çelişkilerine şaşma; çağın hür yaşamış tek Müslüman halkı şu anda kendisini padişahların, şeyhlerin, şıhların kulluğundan vatandaşlığa yükselten Cumhuriyet’e yönelmiş düşmanlıkların karşısında biraz hayret, biraz ibret, daha çok da öfke duymaktadır.

Cumhuriyet’in onuncu yılında kanatlanmış olan muzaffer devrimciler, bir gün Türkiye’nin yeniden tekkeler, zaviyeler, tarikatlar, şeyhler memleketi haline dönüşeceğine hiç ihtimal verebilirler miydi?

Akla gelmeyen başa gelmiş, güzel ülkemiz ırkçıların ve şeriatçıların av sahasına dönmüştür.

Cemaat oy deposu
Medya günlerdir cemaatler üstünden milyarlarca dolarlık soygunlar yapan din tacirlerinin marifetlerini yazıyor. Son olarak Almanya’da cami cemaatinin tasarruflarını toplayan holdingin Avustralya’daki bir tarikat şeyhine 33 milyon YTL karşılığı döviz havale ettiği ortaya çıkarıldı.

Bu holdingin başı bakanların arasında dolaştığı halde bir türlü yakalanamıyor, hesap sorulamıyor.

Din ile siyaset ve ticaretin çiğ köfte gibi yoğurulduğu acılı, lezzetli bir mamadır bu. Cemaat, İslâm toplumlarında siyasetçiler için “oy ambarı”dır. Özgür bireyin tek tek oyunu almak için terleyen siyasetçiye bu ambarı toptan götürmek büyük kolaylıktır.

Onun için soyguncu holding tarikat şeyhinin bahşişini verir, ona inanan cemaatin cebini boşaltır, seçim geldiğinde cemaat ikinci kez kazıklanıp oylarını bu katakulliye göz yuman partiye vermeye razı edilir.

Başbakan Erdoğan’ın, parasını kaptıran Müslümanları Almanya’da “Verirken bana mı sordunuz” diye niçin azarladığını şimdi anladınız mı?

Önemli olan dolandırıcı holdingi ve müritlerini soyduran şeyhi memnun etmektir. Vatandaş istediği kadar kızsın, kırılsın, nasıl olsa oy verme günü geldiğinde şeyhin dediğinden çıkamayacaklardır.

Hayal kuramasınlar
Bugün Cumhuriyet Bayramı. Bayramın inançlı ve kadirşinas yurttaşlara neler ifade ettiğini biliyoruz. Ama özel dönemler farklı davranışlar gerektirebiliyor.

Meselâ Atatürk’ü sevmek, vatana, millete, bayrağa, Cumhuriyet’e bağlılık duymak, şu sıralar içte saklanmamalı, dışa vurulmalı, belli edilmeli.

Gerici komplonun kandırdığı cahil kitlelere Cumhuriyet’in sahipsiz olmadığını göstermek şimdi çok önemli. Eğer “yıkarız bu yapıyı” diye hevese kapılırlarsa vebali hepimizindir.

Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimlere muhalefet artık eskisi gibi sinsi ve çekingen değil. Karşı devrim hayallerinin arsızlığı her gün başka bir yerde meydan okuma cüreti gösteriyor.

Cumhuriyet Bayramı’nı yalnız 29 Ekim’lerde kutlamakla kalmayıp Cumhuriyet’in faziletini her Allah’ın günü anlatmalı ve kitlelere benimsetmeliyiz.

Parası ve oyu soyulan kulluk ile özgür vatandaşlık arasında yapılacak bir seçimden yenik çıkacaksak yazık bize!

DİĞER YENİ YAZILAR