Geçmiş günahlarla yüzleşmek ve arınmak, temiz ve güvenli bir gelecek kurmanın ilk şartıdır.
Ama hesaplaşma gerektiren bu dönemi, ağır hasara uğramadan geçirmeye dikkat etmek zorundayız. Çünkü bizim önümüz okyanus, komşularımız İspanya, Fransa, İsviçre gibi ülkeler değil.
Yaşadığımız coğrafya Orta Doğu’dur. Burada güçlü bir ordunuz yoksa özgür olamazsınız, bütünlüğünüzü ve bağımsızlığınızı koruyamazsınız.
Bu gerçeğin talep ettiği dikkat ve disiplini Başbakan sık sık, ana muhalefet partisi zaman zaman ihlâl ediyor. Zaten ikisi de birbirlerine aynı uyarıyı yapıyor: “Askerin üzerinden elini çek!”
İktidarın ve muhalefetin sorumlu davranması tabii ki değerlidir ama sonuçta onların her zaman alternatifleri vardır. Ama Silâhlı Kuvvetler’in yedeği yok. Onun güven konusunda hiç zaafa düşmemesi gerekiyor.
Eski CHP milletvekili, araştırmacı Bülent Tanla dünkü VATAN’da Estima’nın yaptığı son araştırmanın bulgularını tahlil ederken halkın güvendiği kurumların başında yine TSK’nın gelmeye devam ettiğini, fakat puanında gerileme gözlendiğini söyledi.
Çünkü TSK üstündeki spekülasyonların yol açtığı gerginlikler, güven duygusunda aşınma yaratmıştır.
Askerler olumsuz yaklaşımları her zaman önleyemezler ama etkilerini azaltabilirler. Bunun ilk şartı, sonradan doğru olmadığı ortaya çıkacak sözler söylemekten sakınmalarıdır.
Orgeneral Başbuğ’un, bulunan gömülü mühimmat konusunda verdiği bilgilerin bir kısmı doğrulanmadı. Acaba yanlış bilgiyi Genelkurmay Başkanı’na veren sorumlu, başkalarına da ibret olacak etkinlikte bir cezaya çarptırıldı mı?
Geçen hafta önce tutuklanıp sonra 24 saat geçmeden tahliye edilen Kurmay Albay Dursun Çiçek’in Askeri Savcılık’taki ifadesinin altına attığı imzanın hikâyesi...
Albay Çiçek, darbe belgesi diye anılan kâğıdın üstündeki imzadan çok farklı bir imza koymuştu ifadesinin altına. Nedeni sorulduğunda “Üç yıldan beri bu imzayı kullandığını” söylemişti.
Sonra İstanbul C. Savcılığı’nda ifadesini düzeltti:
“O imzayı ilk kez Askeri Savcılık’ta kullandım. Üç yıl önce bu imzayı kullanmaya başladığım beyanını sehven yaptım!”
Sehven... Yani yanlışlıkla.
Böyle bir mazeret kabul edilemez. Albay Çiçek’in bu yalpasının, aslı bulunamayan belgenin “kâğıt parçası” olduğu konusunda oluşan inancı bile zedeleyeceği bilinmelidir.
TSK’nın güvenilirlik puanı niçin düştü?
Eskiden bir albayın yalan söyleyebileceğine kimse ihtimal veremezdi. Şimdi neden yalan söyledi; sebebini arıyoruz.
Cevabı burada!
KRİZLE TERBİYE ETMEK...
Başbakan Erdoğan’ın demokrasiyi içselleştirdiğini ne zaman göreceğiz?
Kamuda çalışan 270 bin işçinin toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanmıştır ama durum Başbakan’ın eli sopalı bir başpatron edasıyla “Eğer greve gideceklerse buyursunlar gitsinler” demesini haklı kılacak sınıra dayanmamıştır henüz.
Devreye arabulucular girecek, işçiler uyarı direnişleri ve dayanışma eylemleri yapacaklar daha...
Toplu sözleşme ve grev sadece demokratik rejimlerde var. Başbakan işçilerin hayat düzeylerini yükseltmek amacıyla işverenle pazarlık yapma haklarını kullanmalarına, kendisine yönelmiş bir meydan okuma gibi bakmamalıdır.
İşçi taleplerini hor görmek ve “işsizlik kırıp geçirirken sahip bulunduğunuz işe şükretmelisiniz” demeye gelen yaklaşımlar şık değildir.
Çünkü buna ekonomik kriz şantajı ile halkı terbiye etmek denir. Millete ayıp, işçilere haksızlıktır!

