Seçim temizler!

Haberin Devamı

Oturup akılla, ahlâkla düşünmek ve doğru kararı bir an önce vermek gerekiyor.

CHP lideri Baykal’ın dün yaptığı tespit ve tahmini önemsemek, ülkeyi öyle bir sondan korumak, kurtarmak hepimizin sorumluluğudur:

“Türkiye yasalarını işletemez kanunlarını çalıştıramaz, hukukuna sahip çıkamaz bir noktaya doğru sürükleniyor. Bunu çok vahim, çok tehlikeli görüyorum.”

AKP iktidarı, ideolojik kadrolaşma ile ve yargıyı muhalif avında kullana kullana tüm kurumları perişan hale düşürdü.

Bölücü terörü bitirmek hayali ile icat edilen “açılım”ın içerikten ve içtenlikten yoksun olması, perişanlığın otorite boşluğu ve asayiş sorunu olarak hayatımızı etkilemesini hızlandırdı.

Yanlışlar her gün daha net çıkıyor:

Başbakan işe “bedeli ne olursa olsun” diyerek başlamış, bu çaresizlik cini şişeden çıkarmıştır.

Öyle yüksek beklentiler doğmuştur ki ayrılıkçılar için DTP’nin kapatılıp kapatılmaması artık geride kalmış bir endişedir. Şimdi yükseltilen talep PKK’nın parti, Öcalan’ın müzakereci kabul edilmesidir.

İktidarın bu olayda ve şimdiye kadar verdiği sınav yüz kızartıcı bir başarısızlıktır.

AKP’nin ülke ve millet bütünlüğünü koruma ehliyetine sahip bulunmadığı inancı sürekli olarak yayılıyor. Bu yüzden ülke her türlü provokasyona açık hale geliyor.

Bakın, Tokat’ta askerlerimizi pusuya düşüren katiller hangi örgütün uğursuz tetikçileridir; hâlâ belli değil.

Ucuz kahramanlık için her eylemin üstüne atlayan örgütler, Türk halkını “beşinci kol” ajanları fitneleriyle daha kolay zehirlesin diye susuyorlar.

Çünkü halkın devlete güveni bu kargaşada daha hızlı eriyecektir; biliyorlar.

İktidarların hatadan dönme şansları vardır. Ama AKP için dönüşün faydası kaybolmuştur. O kadar başarısız olmuştur ki daha akıllı bir plan çıkarsa bile gerekli olan güven desteğini halktan sağlaması neredeyse imkânsızdır artık.

Kürt sorununu terör sorunundan ayırmak gerektiğine ayılsa bile boşunadır.

Özetle geri dönme hakkını kaybetmiştir.

2011 yılındaki genel seçime kadar ülkeyi selâmetle yönetmesi kolay değildir.

Türkiye’nin temel değerleri ağır hasar görmüştür. Onları yeniden tarif ederek çıkılacak bir başlangıç için artık tek çare vardır; erken seçim...

Bunu yaparak AKP yalnız ülkeye değil kendine de iyilik eder!

Güzel ve esprili...

Başbakan’ın Johns Hopkins Üniversitesi’nde yaptığı konuşma yabancılar açısından çok etkileyici idi:

“Bizim parti asla İslamcı bir parti değildir. Parti dinci olamaz. Aksi halde mensubu olduğunuz dini lekelersiniz. Biz dinimize böyle saygısızlık yapmayız.”

Bu parlak ifadeler yabancıları mutlaka çok olumlu etkilemiştir.

Ama iktidarın devlet kadrolarını oluştururken uyguladığı seçim kriterlerini bilen, kendi zenginlerini kimlerden yarattığını gören ve eğitim birliğini delerken hangi düşünceyle hareket ettiğini fark eden vatandaşları nasıl etkileyecek?

Onların kazancı da, bütün bu yaptıklarını Başbakan’ın bilinçli yaptığını, yani bile bile günah işlediğini anlamak olacak herhalde!

Başbakan’ın şu dedikleri de seçilmiş sözler olmalı:

“Basın Türkiye’de Amerika’dan çok daha özgürdür!”

Konuşmaya biraz mizah katmak her zaman iyidir.

Yeter ki gülme krizi tutmasın...

DİĞER YENİ YAZILAR