Seçim lotaryası

Haberin Devamı

Hırs ve ihtiras insanı ileri götüren bir enerjinin kaynağıdır.

Ama rekabet ahlâkına saygılı olmak şartıyla...

Kayıtsız şartsız kazanma hırsına tutsak düşmüş insanlar zalim olur, kul hakkı yer, hukuku çiğner.

Hele devlet yetkilerini de kullanıyorlarsa, ülkelerini bile felâkete sürüklerler.

Başbakan’ın yerel seçimleri kazanmak uğrunda harcadığı enerji takdiri hak ediyor. Ama hedefine ulaşmak yolunda göze aldığı hukuk ve etik ihlâlleri, kendisine en azından kötü bir şöhret inşa edecektir.

Tayyip Erdoğan, elektriği ve suyu olmayan yoksulların oylarını avlamak için buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtan, bu eylemin seçim adaletini bozduğu gerekçesiyle derhal durdurulmasını talep eden yargı kararına da “beni ırgalamaz” diyen bir iktidarın başı olarak tarihe geçmiştir.

Umut sömürüsü

Bugünkü manşetimizde yer alan haber, yoksulluğu yaygınlaştırma başarısızlığına batmış

bir iktidarın, bu başarısızlıktan nasıl seçim başarısı üretmeye çalıştığını ortaya koyan bir aldatmaca şaheseridir!

“Şeytanın aklına gelmez” denilecek türden bir cinlik tezgâha konulmuştur. İktidarın emriyle 10 bin 112 TOKİ konutu 18 seçim çevresinde ayda 100 lira taksitle satışa sunulmuş bulunuyor.

Tam bir lotarya mantığı ile... Yüz binlerce insan umutla aday kaydı yaptırmaya koşacak ama kazananları belirleyen kuralar elbette seçimden sonra çekilecektir. Hayal ticaretinin kazançlarını ayıp ve günah tanımayan bu pişkinlik ve acımasızlık üretiyor.

Ayıp kayıp mı?

Nitekim burada da hedef aynı: AKP, ev sahibi yaptığı insanların sayısı kadar değil umutlandırdığı gariplerin sayısı kadar oyu avlamanın şansını elde edecektir.

Nerelerde ne kadar ev dağıtılacak; ayrıntılı haberi okuyarak öğrenebilirsiniz.

O liste, iktidarın en

çok nerelerde kaybedeceğinden korktuğunu belgeleyen bir kılavuzdur aynı zamanda.

Dağıtılacak evlerin sayısı ise, kaybetme tehlikesinin büyüklüğünü ve derinliğini ifade etmektedir.

Devlet olanaklarını hunharca sömüren bir iktidar yüzünden seçim adaletinin bu kadar örselendiği bir seçim yaşamamıştık.

Rezalete bakar mısınız; 100 lira taksitle ev sahibi olmak isteyenlerin aday kayıtları seçimden dört gün önce (25 Mart) başlayacakmış..

Bir iktidar “Dünya bizi ayıplar” uyarısı yapan bir duygunun kontrolünden bu kadar da çıkar mı?.

Başbakan, seçim şansını olumsuz etkileyeceğinden korktuğu herkesin üstüne büyük-küçük ayırmadan yürüyor.

Sabah, kriz sancısı yüzünden ağlayan işadamlarını azarlayarak susturuyor, öğleden sonra konvoyuna “Allah seçimlerde cezanızı verecek” diye lâf atan çocuğu, 13 yaşında olduğunu öğrenmesine rağmen affedemiyor.

Bu gidiş, hayırlara vesile olamaz. “Tanrım hayırlara tebdil etsin” diye dua etmek daha gerçekçi olur!

DİĞER YENİ YAZILAR