Seçim kumarı

Fransız düşünür Andre Gide, ihtiraslara seslenirken "Hiç mi yorulmayacaksınız?" diye soruyor

Haberin Devamı

Fransız düşünür Andre Gide, ihtiraslara seslenirken "Hiç mi yorulmayacaksınız?" diye soruyor.

Siyasetçilerin iktidar ihtirasları hiç yorulmaz.

AKP bir yaşında seçime girdi ve oyların üçte birini alarak mecliste anayasa değiştirecek bir çoğunluk sağlayarak iktidara geldi.

Fakat Bilâl Çetin'in Ankara'daki siyaset kulislerine ve ekonomi çevrelerine dayanarak bildirdiğine göre AKP'ye bu mucizevi başarı yetmemeye başlamıştır.

"Mutlak iktidar"ı ele geçirme hedefini projelendiren senaryoların açıktan açığa konuşulması bir baskın seçimin ülke gündemine girmese de AKP kurmaylarının fikrine fena halde girdiğini göstermektedir.

Senaryolar, 2007 Mayısı'nda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi temelinde kurgulanıyor.

Tayyip Erdoğan'ın rüyası, Sezer'den sonra Çankaya'ya çıkmaktır. Ama yürütme yetkisine sahip bir devlet başkanı olarak..

Hesap tutar mı?
Aynı şey Özal ve Demirel'in de hayallerini süslemişti. Fakat onlar başaramadılar.

Erdoğan, yarı başkanlık sistemine geçişi sağlayan anayasa değişikliğini gerçekleştirecek, bugünkünden daha sağlam ve homojen bir meclis çoğunluğunu 2005'te yapılacak baskın seçimde çıkarabileceğini ümit edebilir.

Çünkü Türkiye yeni yıla AB'den müzakere tarihi alarak girecek, AB fonları akmaya ve yabancı yatırımlar gelmeye başlayacak, işsizliğin azalacağı ümidi artacaktır.

Bu hava seçim öncesi ücret zamları, çiftçi ve esnafa yönelik teşviklerle desteklendiği takdirde, toparlanma sürecine bir türlü giremeyen muhalefet partileri de gafil avlanacaktır.

Tabii bu hayaller, durduk yerde ülkeyi seçim ortamına sokulmasına halkın tepki göstermeyeceği hesabına dayanıyor.

Oysa bu hesap yanlıştır.

Başarıları takdir edilmekle birlikte toplumun geniş kesimlerinde AKP'ye karşı 1-2 yılda aşılacak gibi görünmeyen ciddi bir güven sorunu var.

Ve bu güvensizliğin temelsiz olduğunu kimse söyleyemez.

İhtimal vermiyoruz
Başarıların iktidarda baş dönmesi yarattığı, imam hatip ve türban takıntısında, ayrıca ellerinden gelse bütün devlet kademelerini imamlarla dolduracaklarmış gibi azan kadrolaşmada kendini göstermiştir.

"Çankaya'yı da zaptetmiş bu zihniyeti kim durduracak" kaygısı seçim ciddi olarak gündeme girdiği zaman bütün hesapları altüst edebilir, AKP Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olabilir.

Demokratik bir ülkede bir iktidarın tüm meşru hedeflerine yürümesini rahatlıkla sağlayacak güç ve imkânlara bugün AKP sahiptir.

Bunu yeterli görmemek ve yeni bir seçim dayatmak, seçim yoluyla diktatörlük kurma hevesinin işareti sayılacaktır.

AİHM'nin türban konusundaki kararına gösterdiği tepki ile AKP bu şüphenin sermayesini zaten oluşturmuştur. Belli ki iktidarın Türk yargısı ile değil, doğrudan doğruya hukukla sorunu var.

Biz baskın seçim senaryolarına şans tanımıyoruz.

Evet, ihtiras yorulmaz ama Erdoğan da herhalde kumar oynamaz!

DİĞER YENİ YAZILAR