Seçim borusu çaldı

Haberin Devamı

Seçim erkene alınacaksa bunun davul zurna ile ilân edilmesini kimse beklemesin.

Tarih belirleme imtiyazını elinde tutan AKP, mümkünse böyle bir ihtimalin varlığını rakiplerinin zihninden silmek ve seçimi “baskın basanın” anlayışı ile gerçekleştirmek isteyecektir.

Başbakan’ın dün Ankara’da toplanan valilere yaptığı çağrı, böyle bir niyetin ifadesidir.

Başbakan CHP’yi kötülemek için tek parti dönemindeki partizanlıkları hatırlatır ama bir yandan da valilere parti görevleri yüklemekten de geri durmaz.

Nitekim dün onlara “Herhangi bir evde kömür yoksa vebali boynunuza” demiştir.

Başbakan’ın konuşması “seçime hazır ol” borusudur. Fakir fukara, garip gureba epey zamandır hatırlanmıyordu. Başbakan’ın valiler için yaptığı yeni görev tarifine göre erzak torbaları, kömür çuvalları, beyaz eşya kasaları yakında şoför muavinlerinin yerinde valilerin oturduğu kamyonlara doldurulup yola çıkarılacak demektir!

Başarısızlık ödül aldı

Son genel seçim benzersiz bir ibretti.

Çünkü iktidarın ekonomideki başarısızlığı yoksulluğu artırmış, gıda ve kömür gibi yardımlar, bu insanlar için olduğundan daha değerli hale gelmiştir.

Böylelikle az görülen bir tuhaflık yaşanmış, ekonomik başarısızlığı hükümete yoksul yığınların oylarını getirmişti.

Bu hokkabazlık önümüzdeki seçimde de tekrarlanır mı?

Bilemeyiz ama belli ki oyun tekrarlanacak, bu silâh yine kullanacak. Devletin valilerini parti görevlisi gibi kullanmak niyeti açığa vuruyor!

Kamuoyu araştırmaları hep aynı şeyi gösteriyor: AKP’yi bu seçimde en çok ekonomi zora sokacak. Önce işsizlik ve yoksulluk, sonra yolsuzluk.

Halk bunların hesabını soramıyor. Kara senaryolar üreten bir merkez her hafta başka bir dert yaratıp derman aramaya sürüklüyor toplumu.

İktidarın bu karambolde, demokratik laik rejimin son kalelerini de düşürme amaçlı anayasa değişikliği geçirme hesapları tutacak görünmemektedir.

Çünkü mecliste bekleyen 500’den çok dokunulmazlık dosyası var. Öncelikle dokunulmazlıklar kalkmalı. Anayasa toplumsal mukavele ise temsil tabanı değişmeli meclisin. Yani yüzde 10 seçim barajı da makul sınıra indirilmeli.

Yalanın sonuna geldik

Başbakan “cambaza bak” diyerek halkın dikkatini bu gerçeklerden uzaklaştırıp dehşet senaryolarının üstüne daha fazla yönlendiremez.

Çünkü entrika aç bir canavar gibidir. Yalana doymaz ve her geçen gün daha fazlasını, daha büyüğünü ister.

Bakın nereden nereye geldik: İşin başındaki hedef “Asker AKP’ye karşı” yargısını yerleştirmekti, sonunda azgınlık cami bombalama iftirası ile “ordu dine karşı” vicdansız yalanına kadar gelip dayandı.

Bu işin sonu yok. Ateşle oynamaktan herkes vazgeçsin!

Türkiye hiçbir dönemde yaratıcı bir muhalefete bugünkü kadar muhtaç duruma düşmedi.

Baykal ve Bahçeli, gündemi belirleme tekelini iktidarın elinden almanın çaresini bulmak zorundadır. Son zamanlarda bir özlem halk katında yükseliyor.

Bu eğilimi VATAN okuru Baki Gürlekli dün şöyle ifade ediyordu:

“Muhalefet için marifet Başbakan’a lâf oturtmak değil adam gibi bir programla halkı ikna ederek iktidar alternatifi olmaktır. Şimdi bunun tam zamanı.”

Siyasetçiler seçmenlerin en çok “Oyumu niçin sana vereyim?” sorusunun cevabını merak ettiklerini unutmamalılar!

DİĞER YENİ YAZILAR