Yazı yazanlar risk taşıyan bir fikri açıklamak ihtiyacına düştüklerinde soru sorarlar.
Meselâ Ertuğrul Özkök geçen gün Merkez Bankası'na atanan yeni başkanın başı örtülü eşinden ve evinin kapısı önünde çıkarılmış erkek ayakkabılarından hareketle şu soruları soruyordu:
"Rol modelleri bu kadınlar mı olacak?"
"Garibanizm ihtilâli mi yaşıyoruz? Bu ihtilal Beyaz Türklerin tasfiyesi sürecini mi başlattı?"
Aslında çok sayıda kanıtın birbirini doğrulaması ile oluşmuş hükümlerdir bunlar. Sadece soru formuna sokulup yumuşatılmıştır.
Doğru olan açıkça söylemek midir, yoksa halkın kafasında bu tehlikenin varlığını sorularla uyandırmak mı?
Rol modeli kadınlar
VATAN olarak biz haftalar önce Erdem Başçı Merkez Bankası'na başkanvekili yapıldığı gün "Yine aynı kriter" manşeti ile yargımızı açıkça ortaya koymuştuk.
Kızanlar ve bizi önyargılı olmakla suçlayanlar oldu ama iktidarın o koltuk için Çankaya'ya önerdiği adayların, eşleri türbanlı olmaktan gelen ortak nitelikleri hiç değişmedi.
Cumhurbaşkanı Sezer Adnan Büyükdeniz'i geri çevirdiği halde Durmuş Yılmaz'ın kararnamesini neden imzalamak zorunda hissetti kendini? Çünkü bu konudaki ısrarın ülkeye vereceği zararlar ortada idi ve iktidar da türban uğruna gözünü kararttığını belli etmişti.
AKP "Referansımız demokrasi" diye geldi ama muhafazakârlık bayrağı altında siyasal İslâm'ın nemasını toplamağa kararlıdır. Kullandığı araçların başında türban geliyor. Evet, "rol modelleri" bu kadınlardır artık.
Çünkü din istismarının en verimli tezgâhını türban işletiyor.
Poyrazoğlu çözümü
Dikkat edin, Müslüman liderler toplantılarında en muhafazakâr örtünme modellerini bizim siyasi yöneticilerin eşleri kullanıyor. Şeriat kurallarının geçerli olduğu ülkelerin "first lady"leri bile başları açık veya yarım örtülü iken bizimkilerin tek teli görünmüyor.
Dün Washington'da Devlet Bakanı Babacan'a "Beyaz Türklerin tasfiyesi"ni sordular. O da bu tartışmaların modern çağı yakalamış olan Türkiye'ye yakışmadığını söyledi.
Peki, dindarlığını simgelerle göstermenin devlette yükselme şartı sayıldığı bir tatbikat, modern çağı neresinden yakalıyor?
Bu açmazı nasıl aşacağız diye kafa yorarken dün Ali Poyrazoğlu'nun harika oyunundan akıllı bir çözümün ilhamını aldım: Esnaf sahteciliğe karşı banknotu ışığa tutup filigranı kontrol ediyor, görünmez baskı Atatürk var mı, bakıyor.
Biz de düzgün insanlar seçmek istiyorsak, önce ışığa tutacağız; içinde Atatürk var mı bakacağız, varsa seçeceğiz!
Seçerken dikkat!
Yazı yazanlar risk taşıyan bir fikri açıklamak ihtiyacına düştüklerinde soru sorarlar
Haberin Devamı

