Sayın Başkan Kılıç görevinizi yapın!

Haberin Devamı

Adalet Bakanı dün “herkesi samimi olmaya davet ediyorum” dedi.

Çok güzel..

Ama önce siz buyurun!

Bakan Ergin’in Meclis Adalet Komisyonu’nda Anayasa Mahkemesi hakkında üretilen “deli saçması” önerilere yarım ağızla bile olsa “ayıptır, suçtur” uyarısı yapması ve herkesi yargı kararlarına saygı göstermeye çağırması hiçten iyidir.

Samimiyet konusunda uyanan şüphenin sebebi uyarılması gereken adresler belliyken Adalet Bakanı Ergin’in “Hizaya gel” çağrısını genellemesidir...

Anarşi tahriki gibi

Anayasa Mahkemesi eğer yargıyı iktidar kontrolüne sokacak olan anayasa değişikliklerini iptal ederse bu kararın “yok hükmünde” sayılması aklını veren kişi bellidir:

Yüksek mahkemenin raportörü Osman Can...

Karmaşayı daha içinden çıkılmaz hale getirecek akılları veren ulema da Prof. Ergun Özbudun başta, harıl harıl çalışıyor:

Son öneriler AYM iptal kararının Resmi Gazete’de yayınlatılmaması ve Millet Meclisi’nin yüksek mahkemenin beğenilmeyen kararını veto ederek askıya alması...

Bizim hukukumuzda yeri olmayan sivriliklerdir bunlar. Ancak anarşi çıkarma amacına hizmet edebilir.

Ama bu ulema, durduk yerde karıştırmamışlardır ortalığı. Özendirilmişlerdir.

Anayasa Mahkemesi’ne “Ana muhalefet Mahkemesi” adını takan kim?

Başbakan Erdoğan.

Devlet kurumlarının uyum içinde çalışmasını gözetmekle görevli olduğunu unutup Raportör Osman Can’ın “Anayasa Mahkemesi kararını yok sayın” sözünü kurnaz bir tebessümle dinleyip “Biraz tartışılsın bakalım” diyerek hukuksuzluğu teşvik ve himayesi altına alan?...

O da Cumhurbaşkanı Gül!..

Savunma tedbiri...

Adalet Bakanlığı koltuğunda gerektiği an Cumhurbaşkanı ile Başbakan’ın bile ağızlarının payını verebilecek çapta bir devlet adamı oturuyor olsa farklı düşüneceğim. Ama değil;

Bakan’ın samimiyetinden o nedenle emin olamıyorum.

Yaptığı çağrı sanki bir savunma tedbiridir..

Lider kadronun son demeçleri ile partiyi “hukuk devleti karşıtı eylemlerin odağı” olarak suçlanmaya müstahak hale getirdiklerinden korkmaya başladılarsa, dosyaya böyle bir savunma delili eklemek istemiş olabilirler.

Daha ne bekliyor?

Türkiye geçmişte sokakta yaşadığı anarşiyi şimdi kurumlarda yaşıyor. Tehlike yargı zayıfladıkça artacaktır.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’a sormak istiyoruz:

Kurumunuzun manevi şahsiyeti devamlı tahkir ediliyor mahkemeniz, saldırgan baskıların talep ettiği kararları oluşturmaya sürekli zorlanıyor.

Mahkemeyi toplayıp bu tecavüzcülerin ağızlarının payını verecek bir karar oluşturmak ve “hukuk devletinin asla yok edilemeyeceği” konusunda millette ümit ve güven uyandıran bir duruş sergilemek için daha ne olmasını bekliyorsunuz?

Yeter Sayın Başkan, artık görevinizi yapın!

DİĞER YENİ YAZILAR