Sayenizde!

CHP konuştukça batıyor. Çünkü iktidarın yanlışlarına değil, yaptığı doğru işlere muhalefet ediyor

Haberin Devamı

CHP konuştukça batıyor. Çünkü iktidarın yanlışlarına değil, yaptığı doğru işlere muhalefet ediyor.

Zor bir iş bu. Çünkü doğru bir işi yermek için onu bükmeniz gerekir. Başarırsanız fazla bir şey kazanmaz ama yutturamazsanız çok şey kaybedersiniz.

Milletin büyük çoğunluğunu mutlu eden bir gelişme oldu. Türkiye aday iken AB'ye katılım müzakerelerine başlamış ülke statüsüne yükseldi. Bu mutluluğun ödülünü iktidara yedirmemek gerekiyordu. Ne yaptılar?

3 Ekim'in bir zafer değil teslimiyet olduğunu iddia ettiler. Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, verilen tavizler yüzünden imtiyazlı ortaklığın bile zedelendiğini söyledi.

Genel Başkan Baykal daha ileri gitti. Dün Fikret Bila'ya, kabul ettiğimiz şartların Kıbrıs konusunda Londra ve Zürih anlaşmalarından doğan haklarımızı yok ettiğini öne sürüyor, freni tutmadığı için daha büyük bir felâketin çanlarını çalıyordu:

"Avrupa yarın 'bu anlaşmalar AB hukukuna aykırıdır' diyebilir. Hatta bu yaklaşımını Lozan'a kadar uzatmaya kalkışabilir!"

CHP'nin siniri bozuldu

Vatan'a verdiği mülakatta Onur Öymen, CHP'nin AB'ye karşı olmadığını kanıtlamaya çalışırken AB Komiseri Olli Rehn'i muteber tanık gösteriyordu. Çünkü Rehn "Biz CHP'nin başından beri AB üyeliğini kuvvetle desteklediğini biliyoruz" demişti.

O zaman CHP'nin şaşırtan çelişkilerini ve hezeyanlarını da ona soralım:

Soru- Çerçeve belgenin ikinci sınıf üyelik getireceğini söylüyorlar; ne dersiniz?

Olli Rehn- İkinci sınıf bir statünün varlığından kim bahsediyorsa doğruyu söylemiyor.

Soru- CHP'nin tavrını neye yoruyorsunuz?
Olli Rehn- Kanımca ikilem içindeler. Çünkü uzun zamandır AB tam üyeliğini destekliyorlar. Şimdi de reformları AKP hükümetinin gerçekleştirdiğini görüyorlar.

Galatasaray yöneticisi Gürsoy gecen gün bir itirafta bulunmuştu ya "Fenerbahçe sinirimizi bozuyor" diye, CHP'nin durumu da işte öyle bir şey..

Öymen'den dansa davet

Milli Görüş'ten çıkan AKP'nin AB yolunda elde ettiği sonuçlar CHP'nin iç uyumunu, yanlışlarını düzeltmek yerine suçlular üretmek ise ilişkilerini bozdu.

Onur Öymen'in arkadaşımız Devrim Sevimay'a şu dedikleri acıklı bir güldürü değil mi:

"Atatürk Ankara Palas'ta balolar düzenler, gelen kadınları modern dünyayla tanıştırmak için teker teker dansa kaldırırdı. Siz Erdoğan'ın bir tek balo düzenleyebileceğin!, oraya gelen bir kadını dansa kaldırabileceğini hayal edebiliyor musunuz?

Böyle bir partiyi medya nasıl çağdaş diye ilân eder?"

Eskiler "tut kelin perçeminden" derlerdi böyle durumlarda. Erdoğan'ın eksiği, balo düzenletmemek ve hanımları dansa kaldırmamaktan ibaretse ne mutlu ona.

Onur Öymen kendini kandırmasın. AKP'yi medya çağdaş ilân etmedi. O ödül, tutucu CHP siyasetinin yan ürünüdür.

Siyaset bir kıyas ve yarış ise çağdaş parti tacını AKP'ye kimin giydirdiğini merak eden Onur Öymen'e tavsiyemiz şudur:
Aynaya bakın, cevabınızı alın!

DİĞER YENİ YAZILAR