Türkiye'nin bu kafalarla değil bölgesel güç olması, kendi güvenliğini koruyan bir devlet olarak kalması bile zordur.
Savaşın eşiğine geldik hâlâ nerede durduğumuz, ne yapacağımız belli değil.
Her gün birkaç posta savaş ve tezkere açıklaması yapan iktidar sözcüleri bir haftadır dut yemiş bülbüle döndüler.
Gazete sütunları, sözde savaş karşıtlığı adına kamuoyunu zehirleyen cehalet herzeleri ile doluyor. Türkiye'nin ulusal menfaatleri için tezkereyi destekleyenler "savaş çığırtkanı" ilân ediliyor.
Depreme karşı tedbir istemek "deprem yandaşlığı" mı ki savaşa karşı tedbir alınmasını istemek "savaş yandaşlığı" olsun!
Savaş bizim için deprem gibi; irademiz dışında gerçekleşecek bir tehlikedir.
Meclis tezkereyi geri çevirirse savaşın önleneceğini iddia edenler, şimdi savaş başlarsa teptiğimiz altın fırsatın vebalini nasıl ödeyecekler?
Tabii ki ödemeyecekler!
Türkiye'yi aşırı milliyetçilikle siyasi islâm çatışmasında küçülen, fakirleşen ve dünyadan koparak içine kapanan bir ülke haline getirecek kışkırtmaların yavuz hırsızlığını yapacaklar.
"Hayır"da hayır yok
Tezkere, savaştan sonra Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin kurulmasını önleyen, yani Irak'ın bütünlüğünü destekleyen, bu arada Türkmenleri koruyan ve Türkiye'nin uğrayacağı ekonomik kayıpları dengeleyen garantilerin vizesidir.
Tezkereye "hayır" demek "savaşa hayır" demek değildir.
Belki tam tersine Kürt devletinin kurulması yolundaki en önemli engeli kaldırmak;
Kuzey Irak'ta Türkiye ile Amerika arasında çatışma riski yaratmak;
Türkmenleri ateşe atmak;
Savaştan doğacak ekonomik kayıpların yıkıma dönüşmesine razı olmaktır.
Bu kazanımları feda etmek için bunlardan çok daha önemli ve hayati sebepler olması gerekir.
Nedir bunlar?. Sonra..
Orta vadeli tehlikeleri de unutmamak lâzım..
Dünyada Türkiye aleyhtarı rüzgârlara göğüs geren Amerika gibi büyük bir gücün kıymetini farketmek için onu kaybetmek mi gerekiyor?
Emirlik değilse ne?
Unutmayalım ki PKK'yı Avrupa'dan önce terörist ilân eden Amerika Apo'yu paketleyip bize teslim etmeseydi şimdiye kadar kim bilir daha kaç bin kişi ölecekti?
Amerika bastırmasaydı Patriot füzelerini NATO Türkiye'ye göndermeyecekti.
ABD desteğinden yoksun Türkiye'nin AB'deki geleceği ne olur?
Amerikan freni kalktığı zaman Ermeni komploları ne hal alır?
IMF ve Dünya Bankası yardımları devam eder mi?
Devlet yöneten insanları sokaktaki adamdan ayıran fark, sorunları bir bütün olarak görme basireti ve doğru kararlar için gösterecekleri risk alma cesaretidir.
Böyle bir konuda sokağı dinlemek demokratlık değil, sorumluluk almaktan korkmaktır.
İktidar, niyetini karara dönüştürmeden önce bunu açıklamalı, millet nereye gittiğimizi bilmelidir.
"Burası emirlik değil" ise ne olduğunu göstersinler!
Savaştan beter!
Türkiye'nin bu kafalarla değil bölgesel güç olması, kendi güvenliğini koruyan bir devlet olarak kalması bile zordur. Savaşın eşiğine geldik hâlâ nerede durduğumuz, ne yapacağımız belli değil
Haberin Devamı

