Savaşa nasıl hazır olunur?

Savaş en kötü seçenek. Filozoflar kötü bir barışın her savaştan daha iyi olduğunu söylemişler.

Türk Ordusu acaba savaşa girecek mi?

İtibarlı İngiliz gazetesi The Times “Türkiye’nin IŞİD’e karşı sabitleşen belirsiz tutumunu değiştirmesi zamanı gelmişti” diyor.

Attığı başlık “Türkiye kavgaya karışıyor”...

Bu bir gözlem değil üstü örtülü bir savaş çağrısı.

İktidarı ile muhalefeti ile TBMM’nde hakim kanaat, Türkiye’nin kararlı görüntü vererek terör unsurları üstünde caydırıcılık sağlamak ve bundan yararlanarak savaş seçeneğini zayıflatmaktır.

Batı medyası sanki sistematik bir ikna politikası yürütüyor.

Bölgesel güç olduğunu iddia edebilmek için Türkiye’nin gerçek bir yumruk vurmasını öğütlüyor.

Savaş değil tedbir

Türkiye’nin bugün durduğu yer, telkin edilen kuvvet kullanma seçeneğine ilk bakışta mesafeli gibi duruyor. Mesela Başbakan Davutoğlu, Meclis’ten geçmesinden sonra tezkereyi adetâ bir “hiç”e indirgedi.

Mesela “tezkere savaş için değil, ulusal sınırlarımızı korumak için” dedi.

“Gelen göç dalgasına önlem almak içindir” dedi.

Haberin Devamı

Çözüm sürecine köstek değil destek içerdiğini iddia etti.

Türkiye’nin ulusal çıkarlarına uygunsa her türlü koalisyonda yer alabileceğini ama tek başına kara harekâtı yapmaya kalkışacağını kimsenin düşünmemesi gerektiğini ifade etti.

Tarihi bir sorumluluk çağına giriyoruz. Herkes payına düşeni yapmalı bu dönemde.

Ama dış sorunlar iç politika kazançları için istismar edilmemeli asla.

Hiç bir parti şu dönemde rakibini ihanet suçu içinde görmemelidir.

Muhalefet vazgeçilmez

Yabancı medyanın “Türkiye savaşa gidiyor” diye yazdığı bir duruma siyasi muhalefetin itiraz etme hakkı çok görülemez.

Eğer böyle bir uyarı cephesi yoksa sistemde büyük bir eksiklik var demektir.

Başbakan Davutoğlu tezkereye karşı oy veren ana muhalefeti standart üslubu ile suçladı.

Amacı akıl çelmek değil can yakmaktı .

Yaptığı tercih ile CHP’nin “Esad’ı Şam’da muhafaza edebilmek için IŞİD’e razı olalım” dediğini, CHP adının bundan sonra IŞİD’le anılacağını iddia etti.

Bütün demokratik mekanizmaların işlemesinden en büyük kazancı genellikle siyasi iktidarlar elde eder. AKP’nin kendine özgü “bastır ve sustur” yöntemi, yaşadığımız krizden çıkışın kapısı değildir.

Haberin Devamı

Siyaset hiç değilse bu meselede “kışkırtıcı kabalık”lardan yararlanma yanlışını terk etsin!

Kurban Bayramı’nın barış ve huzur getirmesini dilerim.

DİĞER YENİ YAZILAR