“Savaş bir cinayettir”

Haberin Devamı

CHP liderini VATAN ailesi olarak dün ağırlamak fırsatını bulduk.

Kemal Kılıçdaroğlu gündemdeki sorunların ağırlığı nedeniyle ülkeyi gergin bir yasama yılının beklediğini söyledi.

Muhalefet görevi hayati önem taşıyacak.

Terörle mücadele bir numarada. Yeni anayasa daha az önemli değil.

Çünkü anayasayı yaparken bulunacak yaratıcı düzenlemeler, terörün zaten iyice azalmış son bir kaç bahanesini ortadan kaldırabilir.

CHP lideri, referandumda halktan onay aldığı gerekçesiyle yargı düzenlemelerine dokundurmama eğilimleri bulunduğunu, ama bu etkilere boyun eğmeyeceklerini belirtti.

Endişenin sebebi

Bu itiraz yerindedir.

Yargıda eski düzeni kimse özlemiyor ama iktidar güdümüne giren yeni yargı düzeninin de savunulur yanı yoktur.

Yargıyı bağımsız bir erk haline getirmeyecekse yeni anayasa olmasa da olur!

Kılıçdaroğlu’nun not ettiğim bir tedirginliği var:

“Kendimizi birden bire neredeyse savaşın ortasında göreceğiz. Olacak şey değil!”

Bu tedirginliği önemli bir kitle paylaşıyor. Ve Başbakan Erdoğan izlediği dış politika nedeniyle dışarda da endişe yaratıyor.

İngiltere’de çıkan New Statesman dergisinin geleneksel “Dünyanın en nüfuzlu 50 ismi” araştırmasında Başbakan Erdoğan 11’nci isim olarak yer aldı.

Türkiye’nin ekonomik ve diplomatik gücünü arttırdığı için övdüğü Tayyip Erdoğan’ın Ortadoğu’daki lider boşluğundan yararlandığını bunu yaparken İsrail’e savaş ilan etmeye yaklaştığını yazdı.

CHP’den destek

Aslında haksızlık taşıyan bir izlenim bu. Yanlışlık, Amerikalı TV sunucusu Charlie Rose’a konuşurken yaptığı değerlendirmenin ters yüz edilmesinden doğdu.

“Eğer bir yerde zulüm varsa seyirci kalmayız. Burada bir zulüm var. Benim 9 vatandaşımın öldürülmesi olayı aslında bir savaş sebebidir“ diyor Başbakan.

Ve hemen ekliyor:

“Ama biz bunu bir savaş sebebi bile saymadık. Büyük devlet olmanın gereği sabrettik...”

Özellikle İsrail’le yaşadığımız gerginliğin taşıdığı riskler yalnız iktidara değil siyaset kurumunun bütün aktörlerine özellikle de ana muhalefet partisine itidal içinde hareket etme mecburiyeti yüklüyor.

Kılıçdaroğlu CHP’nin tarihi sorumluluğunun farkında.

Türkiye’yi 2. Dünya Harbi’ne sokmaması CHP’nin en büyük hizmetlerinden biridir.

Aynı misyon şimdi onu muhalefette bekliyor.

Kılıçdaroğlu da bu beklentinin karşılığını bulacağını söylüyor.

Atatürk’ü anmamak ve hatırlatmamak son zamanların modası ama onun daima aklın ahlâkın ve bilimin yolunu gösteren dehası her ortamda kendini belli ediyor.

Ve ışığı ile kafalarımızı, önümüzü aydınlatıyor.

Atatürk’ün savaşla ilgili sözlerini unutmamalıyız:

“Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Öldüreceğiz diyenlere karşı ölmeyeceğiz diye savaşa girebiliriz. Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir!”

DİĞER YENİ YAZILAR