Savaş baskısı

Türkiye'nin Irak konusunda net bir karar vermeye zorlanacağını gösteren işaretler artıyor. Şimdiye kadar diplomatik nezaket cümleleri ile örtülmüş uyarılar alıyorduk. Beyaz Saray'a yakınlığı ile tanınan yazar William Safire'in dünkü New York Times'ta çıkan yazısı, bu uyarıların açık ifadesi sayılabilir.

Haberin Devamı

Türkiye'nin Irak konusunda net bir karar vermeye zorlanacağını gösteren işaretler artıyor.
Şimdiye kadar diplomatik nezaket cümleleri ile örtülmüş uyarılar alıyorduk. Beyaz Saray'a yakınlığı ile tanınan yazar William Safire'in dünkü New York Times'ta çıkan yazısı, bu uyarıların açık ifadesi sayılabilir.
Washington Türkiye'yi İngiltere'nin sadakati ölçeğinde yanında görmek istiyor.
IMF yardımı ve AB üyeliği konusunda Türkiye'ye verdiği destek nedeniyle ve stratejik ortak olarak bunu hak ettiğini düşünüyor.
Beyaz Saray'ın mesajcısı Safire'a göre AKP iktidarı, yürüttüğü Irak politikasıyla bu ortaklığın geleceğini belirsizliğe itmiştir.
Çünkü "Başbakan Gül'ün, gittiği Arap başkentlerinde Amerikan koalisyonundan uzaklaşmayı ne kadar istediğini anlatması" Bağdat'taki diktatörü cesaretlendirmektedir.
Bush yönetimine göre içi doldurulmamış "savaşa hayır" sloganları "Saddam'a evet" anlamına geliyor.
100 bin Türk askeri New York Times yazarı Safire "AKP hükümeti Saddam'ın gitmesinin gerekliliğini halka anlatmıyor" diye yazdı.
Bu tutumu "birinci hata" olarak kaydeden Safire, "AKP'nin daha büyük hatası ise Irak halkının kurtuluşunu paraya çevirmeye çalışmasıydı" diyor ve fatura çıkarmakta gösterilen aceleciliğin, ilişkilerin dayandığı güveni zedelediğini düşünüyor.
William Safire "Önümüzdeki onlarca yıl boyunca yanınızda bir süper gücün varlığını istiyorsanız, üslerini kiralayan sinirli bir ev sahibi gibi değil, stratejik bir ortak gibi davranın" diye uyarıyor. Peki Safire'in sözcülüğünü yaptığı Amerikan talepleri nelerdir?
* Hükümet, Amerikan birliklerinin gelmesini sağlayacak kararı hızla versin;
* Türkiye 100 bin askerini Irak sınırına yığsın..
Çünkü bu gözdağı Suriye'ye karşı etkili olmuş, Şam'daki diktatör Apo'yu sınırdışı etmek zorunda kalmıştı.

Sırat köprüsü gibi
Amerika'ya göre elindeki kitle imha silâhlarını kendi halkına karşı kullanmaktan bile çekinmeyen bir rejimi ancak askeri güce dayalı politikalar yola getirebilir.
Yani Türkiye'nin bölge ülkelerini kapsayan diplomatik çabaları barışa hizmet etmiyor, Saddam'a cesaret verebileceği için savaş riskini artırıyor.
Şüphesiz Ankara'nın Washington'dan esen rüzgârları dikkate alması, Amerika'yı küstürmemesi gerekiyor. Ama bir bölge ülkesi olarak, yan yana yaşayacağımız ulusların güvenini kaybetmemek de önemli.
Böyle bir denge, bir yandan barışa son ana kadar şans tanıyan, bir yandan da savaş hazırlıklarına zarar verme sorumluluğundan Türkiye'yi uzak tutan bir yaratıcılıkla sağlanabilir.
Biz Türkiye'nin bunu başaracağına güveniyoruz.
Başımızda acemi bir iktidar var ama altı yüz yıllık bir devlet geleneği de var.

DİĞER YENİ YAZILAR