Akıntıya karşı yüzmek veya yel değirmenlerine saldırmak herhâlde böyle bir şey...
Türkiye dün yine dünyanın diline düştü.
Başbakan’ın gündüz vakti sosyal medyaya düşen “kökünü kazıma” tehdidi gece gerçekleşti ve Twitter’a erişim kısıtlandı.
Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının sosyal medya yoluyla yaygın biçimde dolaşımı Başbakan için yorucu olmalı.
Bu durumu açığa vuran işaretler gün geçtikçe artıyordu.
Nihayet sebep olacağı olumsuz propagandayı göze aldığını belli eden konuşmalara sıra geldi.
“Twitter mwitter.. Hepsinin kökünü kazıyacağız. Uluslararası camia ne der; beni hiç ilgilendirmiyor..”
Başarısızlığı erken kabul eden bir yılgınlığın ifadesi değil mi bu sözler?
Türkiye’de şu anda 12 milyon Twitter kullanıcısı olduğunu bilmek, olaylara sansürcü bir kolaycılıkla yaklaşmanın sakıncalarını herhâlde iktidar sahiplerine düşündürecektir. Ama iktidar takımı yorgun bir görüntü veriyor.
Çünkü uygulanan yarım sansürü yerinde bir seçim olarak kabul eden kimse yoktur.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Jagland’ın sözcüsü Daniel Holtgen “Türkiye’deki örtülü yasak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ifade özgürlüğü (içtihatlarına) aykırıdır” dedi.
Almanya da tavrını açıkça koydu: Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert tepkisini Twitter hesabından verdi ve şunu yazdı:
“Özgür bir toplumda nasıl iletişim kuracakları, vatandaşların kararıdır, devletin değil!”
Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının kesin hesabı nedir; bunu kimse açıklamadı.
Bu boşluğu şimdilik vatandaşın hayal gücü dolduruyor.
Seçime bir hafta kala hükümetin sansür yoluyla bilgi dolaşımını engellemesi acaba doğru bir siyaset midir?
Hiç kimse kesin rakam verilmediği için hırsızlığın sanılandan daha küçük olabileceğini düşünmeyecektir. Tersine daha pahalı bir rezalet bekleyecektir.
İktidarın şu anda uyguladığı sansürden fayda görmesine imkân yoktur.
Aksine hırsızlık halkı çileden çıkaracak büyüklükte olduğu için sansürden medet umulduğunu düşünecektir herkes.
Dünyanın her yerinde böyledir:
Başarısız ve suçlu siyasetçilerin geleneksel sığınağı sansürdür.
Duyurmamak çare zannedilir.
Her defasında yanılırlar ama yine de düşünce özgürlüğüne saldırmaktan vazgeçmezler!
Şaşkın ördek sendromu...
Haberin Devamı

