Toplumların da bireyler gibi “inceldiği yerden kopsun yahu” diye isyan ettiği zamanlar olur.
Mesela şantaj esareti altında yaşamaya mecbur tutulduğumuz anlar...
Şantaja boyun eğmekten daha onur kırıcı pek az şey vardır ve bugün milletçe “koparsa kopsun” diyeceğimiz bir gün yaşayacağız.
Günlerden beri Fransa Milli Meclisi’ni büyük bir insanlık ayıbından vazgeçirmeye uğraşıyoruz.
Fransa 1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak zaten tanımıştı. Yetinmeyip “inkâr suçu işleyenlere” hapis ve para cezası getirmek istediler.
Teklif Meclis’te kabul edildiği halde Sarkozy’nin partisi UMP, 2008’de girişimi Senato’da göğüslemeyi başardı.
Sarkozy bugün Cumhurbaşkanı ama onurlu bir yenilgiyi kabullenecek asalete sahip değil maalesef... İlk şantaj denemesinde “Tarih yazmak parlamentoların işi değil” diyordu.
Şimdi bu sözünü hatırlatacağından korktuğu için Türkiye Cumhurbaşkanı Gül’ün telefonuna çıkmıyor!
Çünkü söyleyebileceği bir şey yok.
Utanması kalmış demek
Ermenilerin soykırım iddiaları için temcit pilâvı gibi her fırsatta masaya sürdükleri “Mavi Kitap”ın İngiliz Savaş Propaganda Bürosu tarafından pompalanan yalan propagandanın bir parçası olduğunu tanınmış Amerikalı tarihçi Prof. Justin McCarthy belgeledi.
Sarkozy’nin soykırım inkârına hapis ve para cezası getiren yasa teklifine karşı çıktığı 2008’den bu yana yeni belgeler de çıktı.
Ve bunların pek çoğu “Osmanlı’ya ihanetimizin bedelini tehcirle ödedik” diyen ilk Ermenistan Başbakanı Kaçaznuni’nin Bükreş’te Taşnak Konferansı’na sunduğu rapor kadar değerlidir.
Gül’e ne mazeret söylediler acaba?
Kısaca “yok” mu dediler, “işi çıktı, yerinde değil” mi dediler, “toplantıda” mı dediler?
Bu olay, Sarkozy’de yine de bir utanma duygusu kalmış olduğunu gösteriyor.
İşe yarar mı dersiniz?
Fransa Meclisi bugün ifade özgürlüğüne tecavüz edecek, orada da durmayıp bilimsel olarak sürmekte olan soykırım araştırmalarına bir despot gibi son noktayı koyacaktır.
Yani Sarkozy’nin Fransa’sı tarih bilimcilerin “soykırım yok” tezine dönük araştırma haklarını katletmenin de cinayetini işleyecektir.
Bu yasa uygulanamaz
İlk işaret Le Monde gazetesinin yaptığı anketten geldi.
“Parlamentoların işi tarih yazmak değildir” diyen Fransızların oranı yüzde 67 çıktı.
Irkçı küçük adam, yaklaşan seçimde sandığa gitmesi beklenen 250 bin dolayındaki Ermeni seçmenin oylarını eksiksiz alsa bile kaybetmekten kurtulamayacağını bu ankete bakarak görmüş, kendini boşuna rezil ettiğini anlamıştır umarız.
Bu anket krizin adını koyması bakımından önemlidir.
Sorun Fransa ve Fransız halkı değil, bir avuç oy uğruna her mukaddesine ihanet eden küçük siyasetçidir.
Siyasetçi gidecek ama millet kalacaktır.
Bugün çıkmasını beklediğimiz kanunu uygulamaya büyük ihtimalle hiçbir yargıç razı olmayacaktır. Çünkü aklı ve vicdanı olanlar ikna edilemez.
Daha önce İsviçre böyle bir kanun çıkardı.
Doğu Perinçek binlerce insanın önünde “soykırım yoktur” dediği için gözaltına alındı ama mahkemeye bile veremediler; takipsizlik kararı ile bırakıldı.
Fransa’da da olacağı budur.
Her şerde bir hayır arayanlara katılıyorum.
Paris’te verilecek karar yüz karasıdır. Ama yıllardan beri bize karşı yürütülen soykırım şantajının da sonu olacaktır.
Korkutacakları bir şeyleri kalmadı;
Özgürüz artık!
Şantajın sonu!
Haberin Devamı

