Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Uzan Grubu şirketlerine el koydu. Atanan kayyumlar medya, GSM, finans ve çimento gruplarındaki görevlerine başladılar. Adalet Bakanı Çiçek, operasyonun son çıkarılan "tahsilat kanunu" çerçevesinde yapıldığını belirterek şöyle dedi: "Dört katrilyon liraya yakın paranın bir kısmı (İmarbank mağdurlarına) ödendi, kalanı ödenmeye devam ediyor. Bir taraftan ödeyeceksiniz, öbür taraftan tahsilat yapamayacaksınız. Bu doğru değil. Kanun bu maksatla çıktı. TMSF kanunun gereğini yapıyor." Cem Uzan, iktidarın Genç Parti muhalefetini susturmak için kendilerine karşı bir linç kampanyası yürüttüğünü iddia ediyor. Kamuoyu araştırmaları, iddiasına inananların pek de azalmadığını gösteriyor.
Yanlışlar yarışı..
Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, bu gerçeğin de baskısı altında olmalı, savunma unsurları taşıyan açıklamalarda bulundu: "Şirketleri devam ediyor, gelirleri bir şekilde bunlara kalmaya devam ediyor. Aynı yaşam standartları devam ediyor. Devlete bir ödeme yoktu. Şimdi kayyumlar şirketleri yönetecekler, gelirlerinden de devlete olan borçlarını ödeyecekler." Çiçek, operasyonun aynı durumdaki öteki şirketlere de örnek olacağını belirtip "Kimseyle özel bir meselemiz yok. Gelsinler Fon yönetimi ile anlaşsınlar, devlete borçlarını ödesinler" dedi. Evet, Uzanlar bir ödeme planı için uzlaşma arayacak yerde, sahip oldukları medya gücünü terör silâhı gibi kullanarak yanlış yapmıştır. Fakat medya şirketlerini mal ve hizmet üreten öteki şirketlerle bir tutan iktidar da çok yanlış, hatta tehlikeli bir gidişin kapısını açmıştır.
Memur gazeteci..
Uzan medyası grubun bütçesinden, savaş halindeki bir devletin silâhlı kuvvetleri gibi büyük paralar çekiyordu. Görevi kâr etmek değil, hasımları ve rakipleri korkutmaktı. Bakanın dediği gibi bu zararı hep devlet ve millet ödedi. Peki Fon'un el koymasından sonra kim ödeyecek? Yine devlet ve millet.. Dün Star gazete ve TV binasına girenlere "yeni patron"lar şu güvenceyi vermiş: "Bundan sonra devlet memurusunuz ve maaşlarınızı zamanında tıkır tıkır alacaksınız.." Peki bunu hak etmek için nasıl davranmak zorunda olacaklar? Tabii ki yeni yöneticiler, o koltukları veren iradeye kendilerini beğendirmeye çalışacaklardır; kâr etmeye ve devlete borç ödemeye değil. Öyle bir medya da asla kâr edemez. Olan da basın özgürlüğüne ve rekabet piyasasına olur! Devletleştirilen bir medya, demokrasinin olmazsa olmaz iki değerine hançer sokmaktır. Sansürden beter bir suçtur.
Açılan bu kapı, iktidarları demokrasiye ihanet suçu işlemeye teşvik edecektir. Hükümet, Uzan medyasına elini sürmeyeceği başka bir çare bulsun!
Sansürden daha beter!
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Uzan Grubu şirketlerine el koydu. Atanan kayyumlar medya, GSM, finans ve çimento gruplarındaki görevlerine başladılar
Haberin Devamı

