Sandıkta rulet!

Haberin Devamı

Yalandan kimse ölmemiş derler ama bazı yalanlar dinleyenleri gülmekten öldürebilir!

Örnek lâzımsa alın Başbakan’ın dünkü TOBB genel kurulundaki şu sözünü:

“Benim en büyük umudum, sandıktan A veya B partisinin değil, istikrarı sürdürecek bir tablonun galip çıkmasıdır..”

AKP’nin, kendisini iktidardan uzak tutacak hiçbir hayra geçit vermek istemediğini millet 4,5 yılda öğrendi.

Cumhuriyetin temel değerlerine ve özellikle de laikliğe dost gözle bakmaması bu partiyi toplumun bir kesiminin zihninde “rejime yönelik tehlike” görüntüsüne sokmuştur.

Yoksullara yardım faaliyetleri bile aynı nedenle sempatiden ziyade tedirginlik doğurmuştur cumhuriyetçi yığınlarda.

Kadrolaşma saldırısına karşı kendini korumuş devlet kurumlarından bir tanesi ile dahi AKP iktidarının uygarca ilişkiler içinde olamaması, yanlışın adresini açıklıyor. Oysa bilmeleri lâzım:

Her hükümetin alternatifi vardır ama çatıştıkları devlet kurumları tektir; yedeği veya alternatifi yoktur.

Başbakan, demokrasi üstüne beyaz yalanlar söyleyeceğine bu dönem yaptıkları hataları yeni dönemde tekrarlamayacağına, devletin uzuvları ile çatışmayacağına söz vermelidir.

Böyle siyaset olmaz
Erdoğan dün “Hakimiyet milletindir.. Egemenliği bazı kurum ve kuruluşlara tevdi edenlere gerekli hesabı 22 Temmuz’da sandıkta soracağız” dedi.

Sözüm ona Başbakan asker üstünden siyaset yapanları yeriyor ama bu yanlışa daha ağır bir şekilde kendisi düşüyor. Nitekim CHP lideri Baykal’dan cevabını almıştır.

Geçen gün terördeki tırmanışa bağlı oy kayıplarını durdurmak amaçlı olduğu belli bir açıklama yapılmıştı iktidar tarafından.

Hükümet özetle “Silâhlı Kuvvetler yetki istesin verelim” diyordu teröristleri kovalayıp ezmek için.

Ama bu çağrıyı, emri altında olduğunu söylediği Genelkurmay Başkanı’na yapmıyordu Başbakan; medyaya yapıyordu.

Baykal dün Erdoğan’a şöyle seslendi:

“Dolmabahçe’de (4 Mayıs’ta) üç saat görüştünüz. Bunları konuşmadınız mı? Başbakan böyle mesajlar göndereceğine, o görüşmede neler konuştuklarını halka açıklasın!”

Şövalyelik devri geçti
Kürsülerin iki yanına konulan ekranlardan hazırlanmış konuşmaları okumanın rahatına alışan Başbakan, artık tarafsız medyanın sorularına bile muhatap olmaktan çekiniyor.

Geçen seçimde Baykal’la TV’de karşı karşıya gelmişti, şimdi böyle yarışlara girmeye cesaret edemiyor.

Söylüyor gidiyor, vuruyor kaçıyor.

TOBB toplantısında DYP lideri Ağar da arkasından uyarısını yaptı. Bu tartışmaların gazete sütunları üstünden sürmesinin yanlışını hatırlatarak şunu dedi:

“Davul zurna çala çala operasyon yapılmaz. Seçim öncesi şov yaparsanız bunun altından kalkamazsınız!”

Haklıdır; asker polemiğini durdurmakta büyük yarar var.

Zaten Ağar’ın uyarısı da tezgâhlanacak bir şovla seçimde voli vurma hayali kuranlara karşı uyanık olma çağrısı içeriyor.

Siyasetin arsızlığı sınır tanımaz. Aman dikkat!

DİĞER YENİ YAZILAR