Sandık ufukta göründü. O nedenle epeydir uyuyan “seçimde hile” şüphesini ayağa kaldırmanın zamanıdır.
Parti örgütleri bölgelerindeki sandık ve seçmen varlığını şimdiden kontrol altına almaya başlamalıdır. Referandumda olsun, seçimde olsun sandıklara sahip çıkacak sorumlular da belirlenip yetiştirilmeli...
Uyarıcı haber dünkü VATAN’da çıktı.
Erzincan’ın Yaylabaşı Belediyesi “2 bin nüfuslu beldemiz 48 eksik sayıldı” diye İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Belirtilen vatandaşların varlığını kanıtlayan belgeler sunuldu.
Mahkeme TÜİK’ten “adrese dayalı nüfus kayıt formları”nı talep etti. TÜİK 2007 nüfus sayımı ile ilgili belgeleri gönderemedi. “Tüm formları yaktığımız için sunamıyoruz” dediler.
Mahkeme kararıyla sabit oldu ki... “Bu haliyle nüfus sayımının doğru yapıldığının kabulü mümkün değildir!”
Şimdi sormaz mısınız; 2 bin nüfuslu beldeyi sayamayan bir düzen ülkenin seçmenini doğru sayabilir mi?
Araştırma bile yapmadan kaba rakamlara bakmak dahi fikir verebiliyor:
2007 genel seçimi Yüksek Seçim Kurulu’na göre 42 milyon 799 bin seçmenle yapıldı. AKP’nin aldığı 16 milyon 327 bin oy, kullanılan oyların yüzde 46,5’ini oluşturuyordu.
AKP bu sayıların Meclis’te sağladığı milletvekili desteği ile şimdi Anayasa’yı değiştiriyor.
“Sayılar ona bu hakkı veriyor” denilebilir tabii ama daha önce 2009 yerel seçimiyle ilgili sayıları kontrol etmekte yarar var.
Sayıların dili...
Yerel seçim kabaca 48 milyon seçmenle yapıldı. İki yılda seçmen sayısı 5 milyona yakın arttığı halde iktidar partisinin aldığı oy sayısı (15.5 milyon) ve oy oranı (yüzde 38,8) büyük ölçüde geriye gitti.
Bu kadar kısa zamanda bu büyüklükte bir seçmen artışı açıklanamayacağına göre parlamentonun siyasal kompozisyonunda bir sapma olduğu açıktır. Genel seçim eksik seçmenle yapılmıştır.
Sapmanın mutlaka iktidar partisine yaradığını söylemek mümkün değildir ama meclisin milli iradeyi doğru yansıttığını iddia etmek de mümkün değildir.
Eski parlamenter ve araştırmacı Bülent Tanla’nın 11 Ekim 2009’da Seçmen Kütüğü Genel Müdürü Cüneyt Koçak’tan aldığı bilgiye göre seçmen sayısı 48 milyon 967 bine yükselmiştir.
Bu sayının eksiği var, fazlası yoktur. Eksik seçmenlerin ortaya çıkması ile destekli seçmen artışı (3 yılda 6,2 milyon) iktidara yaramadığına göre hesaplar iyi yapmalıdır:
Sayılar gerçeğe yaklaştıkça AKP’nin oy oranı aşağı gidiyor.
Eksik seçmenle yapılan seçimin sağladığı avantaj iktidara anayasayı değiştirme güç ve cesaretini vermiştir ama referanduma gidildiğinde çıkacak sonuçtan kimse emin olmamalıdır.
CHP lideri Baykal’ın son demecindeki güveni biraz da bu gerçekten aldığını tahmin edebiliriz. Baykal “Seçime giderken Türkiye’de en ciddi gerekçeler oluşsa dahi bir kapatma davasının söz konusu olamayacağı çok açıktır” dedi. Doğru..
Çünkü böyle bir durum AKP’ye mağduriyet sömürüsü yapmanın denenmiş avantajını getirir ki bu haksız rekabettir.
Şurada bir yıl kaldı; sandığa hiçbir gücün gölgesi düşmemelidir!
Sandığa dikkat!
Haberin Devamı

