Sahte umutlar üreten yalanlar siyasetin sermayesi olmaya daha ne kadar devam edecek?
AKP iktidarının her eyleminde keramet vehmedenlerin şu anda insan yüzüne bakacak durumda olmamaları gerekirdi.
Ama görünen o değil.
Seçim kararını çıkaran iktidar partisi bir yandan 367 şartının kilidini kırarak cumhurbaşkanını mecliste seçmek için turlara devam etmek istiyor, bir yandan da cumhurbaşkanını halka seçtirmeyi öngören anayasa değişikliğini geçirmeye uğraşıyor.
Başbakan sesini yükselten bir çiftçiyi “artistlik yapma ulan!” diye azarlamıştı. Şükretsinler ki halk büyüklerine karşı duygularını bu kadar açık ifade etmiyor!
Bu reformu gerçekten isteyen bir iktidar, zamanın darlığını da düşünerek halk tarafından seçilen bir cumhurbaşkanı ile doğacak yeni duruma uygun sistem değişiklikleri ile ilgili yasalar konusunda Cumhurbaşkanı Sezer’in yardımını isteyebilirdi. İstemediler.
Çünkü samimi değiller.
Asıl onlar artistlik yapıyor!
Halkın seçtiği...
Sebep çok açık: En kıytırık anketlerde bile cumhurbaşkanını halkın seçmesini isteyenlerin oranı yüzde 70’in üstünde çıkıyor.
O nedenle AKP “halk seçsin” şampiyonluğunu kimseye bırakmak istemiyor. Üstüne üstlük “Biz istedik ama onlar mani oldular” deme hakkı da yedeğinde dursun istiyor.
Yanlış anlaşılmasın diye hemen kaydedelim ki, biz halkın seçtiği cumhurbaşkanı fikrini her durumda desteklemeye devam ediyoruz.
Anayasa’da yazılı yetkiler değişmese bile fark etmez. Sonuçta halkın en az yüzde 51’inin oyunu alacak olan bir cumhurbaşkanı her durumda meclisin seçtiği cumhurbaşkanından daha toplayıcı ve kurumlar arası ahengi sağlamakta daha etkili olacaktır.
Burada kamuoyunun sahiplenmesini hayati önemde saydığımız başka bir konuya geçmek istiyorum: Milletvekili dokunulmazlıkları...
Biz bu sorunu şov malzemesi yapılan öteki reformlardan daha bile fazla önemsiyoruz.
Altın madeni gibi
Geçen gün “Meclis suçluların sığınağı olmamalı” mesajı içeren bir yazım nedeniyle yağan mesajlar, halkın temiz siyasete özleminin yangını gibiydi.
Samimi ve ahlâklı politikalar için asıl “altın madeni” burada.
Fırsat işte AKP’nin önünde. Cumhurbaşkanını halka seçtiren anayasa değişikliği önerisinin içine bir de şu maddeyi koysunlar ve seçimde oyların içinde yüzsünler:
“Haklarındaki dokunulmazlık dosyaları dönem sonuna kadar sonuçlandırılmamış milletvekilleri yeni seçimde aday olamazlar.”
Bugünkü düzen iğrençtir.
Çünkü tam tersine işliyor:
Yargı, dönem sonunda suç işleyen milletvekillerinin yakasına yapışacağı için parti liderleri dokunulmaz olsunlar diye “çürük arkadaş”larını tekrar tekrar seçtiriyor.
Neyse, zaten bu bir “olmayacak duaya amin” yazısı idi. Türkiye’nin kaderini elinde tutan adamlar, dokunulmazlık zırhını çıkarınca incir yaprağı ile örtünmüş Adem’e dönerler! Yapamazlar!
Vaktinizi aldım, özür dilerim.
Samimi değiller!
Sahte umutlar üreten yalanlar siyasetin sermayesi olmaya daha ne kadar devam edecek?
Haberin Devamı

