Saltanat!

Resimleri görünce şaşırdım, haberi okuyunca üzüldüm. Hazine Bakanı Ali Babacan, içinde gizlenmiş hangi arzunun tuzağına düştü?

Haberin Devamı

Resimleri görünce şaşırdım, haberi okuyunca üzüldüm.

Hazine Bakanı Ali Babacan, içinde gizlenmiş hangi arzunun tuzağına düştü?

Oğluna yaptığı sünnet düğünün debdebesini, şatafatını, Arap şeyhlerine özenti yansıtan zorlaması ona hiç yakışmadı.

Oğlunun ilk mürüvvetini görmek, her anne-babaya haktır. Ama dini inancını yaşamına ve aile görüntüsüne yansıtmış bir siyaset adamının, dinimizce de en makbul ziyneti, kendini bilmek ve alçak görüllü olmak değil midir?

Bin kişilik bir davet belki kabul edilebilir. Ama hediyelerin bırakılması için çocuğun yanına konulan ve başına bir muhafız dikilen o "hazine sandığı" neyin nesidir?

Küçükken sünnetinde düğün salonuna kendisi de mi "tahtırevan"la getirilmişti?

Ayran-tahtırevan
Genç ve başarılı bakan Babacan, iki yıldır gösterdiği performans kadar kibarlığı ve zarafeti ile de güven ve hayranlık uyandırdı.

Ama belli ki, içinden yükseldiği kültür, onu da böyle saçmalıklara iten etkiler yapmış..

Devlet adamlığı, hele Hazine Bakanlığı dikkat ister. Babacan Hazine Bakanı olmasaydı, o davetlilerin hepsi sünnete gelecek miydi?

Gelenler kendilerini o sandığa "dikkate değer bir şeyler" bırakmaya mecbur hissedecek miydi?

Ayrıca bu debdebe ona oy veren insanları yaralamayacak mı?

Çünkü çoğu çocuklan için belediyelerin organize ettikleri "toplu sünnet"leri bekliyor.

Onların ayranı bile yok içmeğe; seçtikleri siyasetçinin oğlu niye "tahtırevan"a biniyor?

Kötü örneği seçti
Genç insanlar doğruyu ararken örneklerden yararlanırlar.

Babacan, lideri Erdoğan'ın çocuklarına yaptığı düğünlerden etkilenmiş olabilir ama bu onun yanlışını mazur göstermez.

Çünkü Cumhurbaşkanı Sezer de oğlunu evlendirdi ve onunki daha doğru bir örnekti.

O düğünde hediye göndermek için adres soran konuklar ev sahiplerinden "Siz geldiniz ya, yeter" cevabı aldılar.

Hazine Bakanı'nın iki yılda inşa ettiği ciddi ve mütevazı kişiliğe yakışan şu olurdu: Davetiyelerin altına düşülecek "Hediye vermek isteyenlerin şu hayır kurumuna bağışta bulunmaları" notu...

Bu eleştiriyi yapmak bizi üzüyor. Çünkü sonuçta kaybeden hepimiziz.

AKP'deki değişimin yarattığı umutlar, bu görmemişlikler, dizginlenemeyen heves ve ihtiraslar yüzünden mum gibi eriyor. Yazık değil mi?

DİĞER YENİ YAZILAR