Askere haksızlık yapıldığı inancına dayalı itiraz ve uyarı ilk Cumhurbaşkanı’ndan geldi.
Cumhurbaşkanı Gül, Köşk’teki bir ödül töreni sonrası medya mensuplarına “TSK’ya lüzumsuz ve haksız yaklaşımlar yapılıyor, bunlar yanlış şeyler” dedi.
Bundan rahatsız olduğunu söyledi.
Ardından AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik “TSK içinde birisi yanlış yaparsa tüm orduyu itham etmenin doğru olmadığını düşünüyorum” dedi ve Cumhurbaşkanı’na katıldığını belirtti.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek yanlış üslupla ve eksik bilgiyle yapılan tartışmadan haksızlık ve kaos çıktığını söyledi.
“TSK’ya karşı asimetrik savaşın merkezine hükümeti koyuyorsunuz” itirazı ile de askere karşı yürütülen yıpratma kampanyasında iktidar olarak bir günahları olmadığı gibi yapılanı tasvip de etmediklerini anlatmaya çalıştı.
Gecikmiş olumlu adımları memnunlukla karşılamakla beraber alaya da almaktan hoşlanan Anadolu insanı böyle durumlara tepkisini “Başına saksı mı düştü bunların?” diyerek gösterir.
Tek eksikle ikna...
Günlerden beri hayale ve ahlâka sığmaz senaryolar yandaş medyanın manşetlerinden belli televizyonların ekranlarından zehir gibi püskürtülüyor.
İnsanlar Cumhurbaşkanı Gül’ün “dur” demek için bir hareket yapacağından ümit kesmeye ve Cemil Çiçek’in dediği gibi TSK’ya yönelik asimetrik savaşın merkezine iktidarı koymaya başlamışlardı.
Saksı tam zamanında düştü!
Manşetteki haberde göreceğiniz gibi Arınç’a suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmada mahkemenin savunmaları gerçekçi bulduğu anlaşılıyor.
Şüpheli subayların, karargâhtan bilgi sızdıran bir askeri personeli izlemekte olduklarına dair güçlü bir kanaat oluştuğu görülüyor.
Suçlananlar sorulara ikna edici cevaplar verip, bazılarını maddi delillerle desteklemişlerdir. Bir tanesi hariç:
Yakalanan albayın üstünde Bülent Arınç’ın ev adresi ne arıyordu?
Albay bu kâğıdın kendisine ait olmadığını söylemiş ama tabii ki kabul edilebilir bir cevap değil. Fakat anlaşılıyor ki öteki ifadeler ve deliller yargıyı tatmin etmiş ve soruşturmadaki bu karanlık nokta, tutuklama gerektirecek kadar önemsenmemiş..
İleri aşamalarda bu sorunun da aydınlanması ihtimali az değildir.
Unutulur gibi değil
Geldiğimiz noktada merakım şu:
Cumhurbaşkanı’nın uyarı yapma ihtiyacı duyması ve iktidar sözcülerinin askerleri inciten kriz sürecine olumlu müdahale anlamına gelecek sözler söylemeleri, suikast soruşturmasının yalnız yargıyı değil, iktidar kanadını da ikna etmiş olduğuna işaret sayılabilir mi?
Bunu bilmiyoruz ama yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanları Cumhurbaşkanı’nın çağrısı ile 5 Ocak’ta Çankaya’da buluşup kurumlar arasındaki güven sorununu görüşeceklerdir.
O güne kadar siyasi ortamın yeni komplolarla zehirlenmemesi gerekiyor.
Tabii doğru bir teşhis ve gerçek bir tedavi yapılması isteniyorsa, o zirveye askerin de çağırılması ihmal edilmemelidir.
Suç bireyseldir; cezası kuruma kesilmemeli. İktidar sözcüleri doğru söylüyor ama hâkim arama yapacağı askeri kuruma neden 40 polis eşliğinde götürüldü?
O polisler hâkimi kime karşı koruyordu? Unutulur gibi değil.
Son bunalımda TSK ağır hasara uğramıştır.
Güven ilişkilerinin tamirini konu alan zirve askersiz toplanırsa hiçbir işe yaramaz!
Saksı etkisi
Haberin Devamı

