Ermeni soykırımı iddialarının inkârını cezalandıran yasa teklifi Fransa Senatosu’ndan geçti.
Paris’i adalet ve özgürlük değerlerinin beşiği yapan gelenek ağır bir darbe yemiş onurlu bir geçmişe kara leke sürülmüştür.
Çünkü sokaktaki adam tam ayırdında değil ama bilen şunu biliyor ki Fransız siyasetçileri 500 bin Ermeni oyundan daha büyük payı koparma yarışı yaparken anayasayı, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni çiğnemişlerdir.
Fransa’da devlet adamı nitelikleri ile saygı gören hukukçular ve siyasetçiler son birkaç günde parlamentonun mahkeme kararına dayanmayan soykırım yasası çıkaramayacağı görüşünde birleşmişlerdir.
Hukuk ihlâlinin bununla da sınırlı kalmadığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin düşünce ve ifade özgürlükleri yanında bilimsel araştırma özgürlüğünün de ihlâl edildiği Senato Kanunlar Komisyonu tarafından açık bir oy farkı ile (9’a karşı 23) karara bağlanmıştır.
Sarkozy ve Ermenistan yönetiminin ortak zaferi olarak değerlendirilip kutlanacak bir başarı yoktur ortada.
Zavallı duruma düşen...
Sonuçta işbirliği yapan iki yönetimin açık bir itirafı söz konusudur.
Getirilen yasa, Ermeni soykırımı üstünde şüphe uyandıran soru sorulmasını bile “inkâr suçu” sayıp cezalandıracaktır.
Bu yasak bilim zeminlerini dahi tehdidin dışında bırakmamaktadır.
Bir iddianın savunulmasında bundan daha haksız, daha zavallı, daha acımasız ve utanmaz bir zorlama olabilir mi?
Dün açıklandı ki, inkâr yasasına “Hayır” demeyi düşünen senatörlere oylamaya katılmamaları için bildirimde bulunulmuş.
“Tek dişi kalmış canavar”ın o dişi de düşmüş bulunuyor!..
Soykırımı iddiacıları, 2015 yaklaşırken siyaset yoluyla kazandıkları mevzileri kaybetme korkusuna kapılmışlardır.
Yasanın Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi ihtimalini hiçe sayarak hedefe yürümeleri, tarih araştırmalarından çıkacak sonuçların iddialarını çürüteceği endişesini ciddi olarak hissetmeye başlamalarındandır.
Türkiye’nin tarih araştırmaları için arşivlerini açtığını ilân etmesinden sonra Ermeni tarafında beliren tedirginlik, bu önerinin uluslararası zeminlerde destek görmeye başlamasından da besleniyor.
Öfke baldan tatlı ama
Son örnek mi?.. İnkâr yasasının Anayasa’ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirterek Senato Kanunlar Komisyonu’nun itirazına ilham oluşturan görüşün sahibi eski Adalet Bakanı Robert Badinter de aynı yolu önermektedir.
Badinter, Fransa parlamentosunu bir tarih mahkemesi haline getirmenin maskaralığına bulaşmak yerine Fransa’nın girişimi ile UNESCO öncülüğünde tarihçilerin oluşturacağı uluslararası bir komisyonun hakemliğine başvurulması yolunu gösteriyor.
Dün TV’lerde görüş açıklayan bilim adamları ve ağırlıklı siyasetçiler Ankara’nın yeni yaptırımları belirlerken soğukkanlı olmasını ve acele etmemesini tavsiye ediyorlardı. Çok haklıdırlar.
Fransa hukukunun ve Avrupa hukukunun bu insan hakları sorununu çözme fırsatının önünü tıkamaktan sakınmalıyız.
Bizim taraftan yükselecek tepkiler, sokaktaki Fransızları kışkırtmak için pusuda bekleyen Türkiye düşmanı güçlere ulusal onur üstüne istismarda bulunma fırsatı vermemelidir.
Hukuk ve bilim bizim silâhlarımız olmalı!
Sakin olalım!
Haberin Devamı

