Sakin olalım!

Haberin Devamı

Üniversitede türban yasağını kaldırma amaçlı Anayasa değişiklikleri meclisten rüzgâr gibi geçti.

Peki türban yasağı kalktı mı?

Rivayet muhtelif!..

Kimileri “Kalktı; hem de amacını aşacak kadar geniş anlamda kalktı” diyor;

Kimileri “Bu değişiklik türban serbestisine anayasal zemin hazırladı. İşler hale gelmesi için YÖK Yasası’nda da değişiklik lâzım” diyor;

Kimileri de “Meclis anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek laiklik ilkesi ile oynadı, Anayasa Mahkemesi iptal edecektir” diyor.

Korktuğumuz otorite boşluğunun, yani kaos ortamının şartları doğmuştur.

Ülkeyi ve üniversitelerin çatı kurumu olan YÖK’ü hukukun üstünlüğüne inanmış bir zihniyet idare ediyor olsa korkacak bir şey yoktu.

Ama öyle değil. Yönetim türban kavgasının tarafıdır.

Birden çok örnek...

Yeni YÖK Başkanı gelir gelmez rektörlere türbanı yasaklayan Anayasa Mahkemesi kararını görmezlikten gelmelerini tavsiye etmedi mi?.

Şimdi “Anayasa değişti” bahanesiyle daha ileri gidecektir.

Cumhuriyetin temel niteliklerinin değiştirilmesi bir yana önerilmesini dahi suç sayan Anayasa hükmü “Anayasa Mahkemesi esasa giremez” diye önemsiz gösteriliyor.

Oysa bu görüşün geçerli olmadığına yığınla örnek var. Meselâ 27 Ocak 1977 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı şunu diyor:

“Cumhuriyetin temel ilkelerinden sapma nitelikleri taşıyan bir Anayasa değişikliği hem teklif edilemez hem de yasama meclislerinde kabul olunamaz. Buna rağmen teklif yapılmış ve kabul de edilmiş ise (...) biçim koşullarına aykırı olur.”

Yani yüksek mahkeme “iptal ederim” diyor.

Ülkenin meclisi buna rağmen bu yapılmaz şeyi yapmıştır! Uluslararası haber ajansı Associated Press dün olayı “Türk hükümetinin laik yapıya karşı kazandığı büyük zafer” diye dünyaya duyurdu.

Diğer yanda TBMM Başkanı Köksal Toptan dünkü tarihi birleşimi açarken şunu diyordu:

Kendi inanıyor mu?

“Cumhuriyetin temel niteliklerinden vazgeçmek, milletin temel karakterini terk etmek olur. Bunu kimse düşünmez, yapmaz, yapamaz.”

Toptan’ın durumu size de gece mezarlıktan geçerken şarkı söyleyen adamı hatırlattı mı?

Kaos riski varsa çare de vardır. Sistem bu rolü Cumhurbaşkanı’na vermiştir. Cumhurbaşkanı hukuk devletinden yana bir inceleme yapabilir, yanlışı görerek yasayı meclise geri gönderebilir. Ama yapar mı?

Çankaya’da şu an devleti türban yüzünden Avrupa mahkemesine dava etmiş bir aile oturuyor!

Dünkü mitingde bir pankart halkın Gül’e nasıl bir rol yakıştırdığını çok iyi anlatıyordu:

“Bu gece 11. Noter açık mı?”

En büyük, hatta tek güvence Anayasa Mahkemesi’dir.

Sorun orada çözülene kadar herkes sorumlu ve saygılı davranmalıdır.

Yangından mal kaçıran fırsatçıların onursuzluğuna kimse talip olmasın.

DİĞER YENİ YAZILAR