Sakın ha!

Haberin Devamı

Kitlesel gözaltılara dün askerden beklenmedik bir tepki geldi.

Genelkurmay, Balyoz soruşturması ile ortaya çıkan “ciddi durumu değerlendirmek üzere TSK’da görevli bütün orgeneral ve oramirallerin katılımı ile bir toplantı” yapıldığını duyurdu.

Ciddi durumdan ne kastedildiğini tahmin etmek zor değil.

Mağdur rolü oynamanın sağladığı siyasi ranta bağımlı hale gelen iktidar yargı üstündeki etkisini kullanarak sürekli darbe tehdidi altında yaşadığı havasını oluşturmaya çalışıyor.

Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un şerefi ile garanti ettiği demokrasiye sadakat taahhüdü bile işe yaramıyor.

Operasyonlarda ortaya çıkan sertlik ve sayıları sürekli tırmanan gözaltılar, tepki bekleyişlerinin endişesini yaratıyordu.

Nitekim Emekli Koramiral Atilla Kıyat Star televizyonundaki “Her Açıdan” tartışma programında uyarı mı, tahmin mi olduğu ayırt edilemeyen bir açıklamada bulundu:

“Eğer Genelkurmay Başkanı yanına kuvvet komutanlarını da alarak ‘biz istifa ediyoruz’ derse bunu ne hükümet ne de Türkiye kaldırabilir!”

Tahrik edici tuzak

Yedi yıl önce yapılan bir seminere sunulan senaryoyu darbe planı olarak değerlendiren bakış, benzeri görülmemiş çapta gözaltılar gerçekleştirmiştir.

Anlaşılıyor ki komutanlar, soruşturmaların olağan yargı sürecinden saparak onur kırıcı bir hal aldığını düşünüyorlar.

Bu hassasiyete ilgili bütün tarafların saygı göstermesi gerekiyor.

Hükümete yönelik bir tehdidin varlığı karşısında yargı elbet görevini yapacaktır. Ama iktidar partisine mağdur gömleği giydirmek uğruna her fırsattan darbe vehimleri üretmek de artık bitmelidir.

Genelkurmay’dan yapılan açıklama asla ve asla Emekli Koramiral Atilla Kıyat’ın tahmin ettiği noktaya ulaşmamalıdır.

Önümüzdeki seçim AKP’yi korkutuyor.

Son genel ve yerel seçimlere bakıldığında iktidar partisi oylarının iki yılda yüzde 46,7’den yüzde 38,3’e gerilediği görülüyor.

2009 yerel seçiminden bu yana hiçbir şey iyiye gitmedi.

İşsizlik ve yoksulluk sosyal afet boyutlarına dayandı. Soyguncuların korunması halkın öfkesini artırıyor. AB üyeliği heyecanı sönmüştür.

Bu etkilere Habur rezaletini ve iktidarın Tekel örneğinde kanıtlanan emekçi kitlelere dönük acımasızlığını da ekleyin...

Kurtarıcı iki sebep...

Yedi yıldır iktidar koltuğunda oturduğu halde sürekli rejimin kurallarına ve devletin temel kurumlarına muhalefet eden bir parti dünyada az görülmüştür.

Türban ve imam hatip sömürüsü seçmen tabanını eskisi kadar etkilemeyecektir.

O nedenle yeni heyecan ve sömürü sebepleri aranacak, hatta mümkünse tahrik edilecektir.

AKP oylarını 2009 yerel seçimlerindeki yüzde 38,3 seviyesinin çok altına yuvarlanmaktan iki sebep kurtarır:

1. Açılacak bir kapatma davası;

2. 27 Nisan e-muhtırasına benzer bir köpürme...

Demokrasi kurallarının yerleşmediği toplumlar, kandırılarak yönetilirler.

Yargı ve ordu böyle bir tuzağa alet olmamalıdır.

Tahrike kapılmak, yargıya ve askere sadece yeni yanlışlar yaptırır.

Unutulmasın... Orgeneral Başbuğ orduya yönelik iddiaları lânetlediği ve karşı belgeler açıklama tehdidinde bulunduğu halde operasyonlar durmamış, hatta daha yıkıcı dalgalar boyutu kazanmıştır!

DİĞER YENİ YAZILAR