Sakat kafalar!

Türkiye AB'ye girdiğinde tarih şu gerçeği mutlaka kaydedecektir: 3 Ekim 2005'te iyi ki CHP iktidar değildi

Haberin Devamı

Türkiye AB'ye girdiğinde tarih şu gerçeği mutlaka kaydedecektir: 3 Ekim 2005'te iyi ki CHP iktidar değildi!

Baykal'ın ve parti sözcülerinin açıklamaları gösteriyor ki, iktidarda CHP olsaydı, çeyrek yüzyıl önce Ecevit liderliğinde sergilenen basiretsizlik aynen tekrarlanacaktı.

Türkiye'yi geciktirerek vahim kayıplara uğratsa da Ecevit'in yanlışını telâfi şansı bulduk. Ama 3 Ekim'de müzakereye başlamayı reddetseydik Türkiye karşıtları bu tavrımızı köprüleri temelli uçurmaya yarayan bir altın fırsat olarak kullanacaklardı.

Ve CHP bu kafayla bu fırsatı onlara verecekti!

AB üyeliği hedefini, Cumhuriyet ve Atatürk devrimlerinden sonra Türkiye'nin en büyük uygarlık projesi sayan kitle şaşırmış durumdadır.
Baykal "Beni zorla sevindirmeye çalışıyorlar, ben zorla sevmemem" diyor.

Ne yaratıcılık ama!

Orada dursa yine iyi. Türkiye'nin katılım müzakerelerine başlamış ülke statüsüne terfi edişini önemseyen değerlendirmelerin sahiplerine hakaret ve iftira ediyor:

Milli mücadeleye karşı olan mütareke basını ile ilişki kurarak "müzakere basını" benzetmesi yapıyor. Ne yaratıcılık?!

Deniz Baykal ve vokalistleri bu marifetlerini, değişim bayrağını Milli Görüş'ten ayrılanların kurduğu AKP'ye kaptırmamak yolunda göstermiş olsalardı keşke.

Yazık ki solculuğu tutuculuğa rehin eden CHP, halkın gözünde Cumhuriyeti kuran devrimci özünü de çoktan kaybetmiştir.

Baykal ve dar çevresi, şu anda sadece Tayyip Erdoğan ve partisinin şansıdır. CHP sadece kendine zarar veriyor. Ama ilerde AKP'nin rekabetsizlikten dolayı tehlikeli sulara girmesinin sebep olabilir ve zararı genişleyebilir.

Atatürk'le didişmek..

AB'ye ilerleyen bir Türkiye, CHP'nin derdi olacaksa varsın olsun.

AB üyeliğini savunan basını, milli mücadeleye ihanet edenlerle bir tutan anlayış kendini mahkûm ermiştir.

Çünkü AB, Atatürkçü özlem ve hedeflerin çağdaş plandaki adresidir. Fakat kaderimize bakın:

CHP sözde Atatürkçü ama AB'ye karşı duruyor; AKP ise AB'yi ve çağdaş değerleri savunurken Atatürk'e şaşı bakıyor.

Geçen gün CHP Milletvekili Orhan Sür, sekizinci sınıf İnkılâp Tarihi kitabından Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'nün çıkarılmasını mesele yaparak meclise götürdü ve Milli Eğitim Bakanı'ndan bunun nedenini sordu.

Biz de merak ediyoruz; Atatürk'ün "Türk Ulusunun büyük ulus olduğunu bütün uygar dünya az zamanda bir kere daha tanıyacaktır" dediği ve "Ne mutlu Türküm diyene" sözleriyle bitirdiği o önemli söylevin çocuklarımıza öğretilmesinde AKP ne sakınca görmüştür?

Tutucu CHP, reformcu ve değişimci kimliğini tekrar ne zaman kazanır bilmiyoruz.

Ama AKP, Atatürk'le sinsice çatışarak değişimci değil sadece "takıyyeci" olunabileceğini kavramakta dileriz çok geç kalmaz!

DİĞER YENİ YAZILAR