Terör baronları ile “devlet adına” yapılan görüşmelerde deşifre olan gizli bilgi tekrar tekrar doğrulanıyor...
Hatırlayacaksınız; Oslo’da MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş PKK yöneticilerinden Sabri Ok’a “Biliyoruz; metropolleri de doldurdunuz bu arada patlayıcılarla” demişti.
Sabri Ok “Yok canım” diye karşılık verince Afet Güneş üstelemişti:
“Hepsini biliyoruz!”
Son saldırılar PKK’nın kentlere bomba yığdığını MİT’in bildiğini ama bunları nerelere sakladığını bilemediğini gösterdi.
Ankara, Bitlis ve Siirt saldırılarının acısı devam ederken güvenlik güçleri dün Bingöl’de dört bomba haline getirilmiş 100 kilo patlayıcı ele geçirdi.
Bodrum’da yakalanan bir şüphelinin oteldeki odasında A-4 patlayıcı bulundu.
Her gün dört-beş masumun hayatına mal oluyor ama tırmanan saldırılar sayesinde terörün çirkin yüzünü açıkça görme şansını elde ediyoruz.
AKP iktidarı döneminde terör örgütünün bahanelerini ortadan kaldırmaya yönelik kırkı aşkın yasal düzenleme yapıldı.
Kürtçe yasağı kalktı, üniversitelerde Kürt dili üstüne bölümler açıldı, TRT Şeş yayını başladı, bölgeye sosyal ve ekonomik destekler arttı.
PKK iflâsa doğru...
Bu yatırımlar seçimde karşılığını bulurken terör örgütü ve destekçileri mutlu olmadı.
Dağdakilere yapılan “silâhı bırakarak in ve meşru zeminde siyaset yap” çağrıları heyecan uyandırmadı.
Hatta tersine, telâş yarattı.
Sabote ettiler fırsatları.
Çünkü PKK varlık sebebi olan terörün bitmesine razı değildir.
O nedenle barış umudunun arttığı her eşikte PKK’nın terörü yükselttiğini ve en acımasız katliamlara giriştiğini görüyoruz.
İşte, devletin kendilerini muhatap alarak müzakere yürüttüğü bir dönemde bile PKK şehirlere bomba yığmaya devam etmiş...
Şimdi de Türkiye yeni bir anayasa yapmanın eşiğindedir ve PKK vahşi ve alçakça katliamlarına yenilerini ekliyor.
Doğaldır çünkü demokratik kazanımlar genişledikçe terör örgütünün varlık nedenleri azalacaktır.
Şiddeti bir davaya atfediyorlardı dün.
Şimdi kadınları, bebekleri öldürmelerini öğretmenleri korkutup kaçırmalarını hangi kutsal amacın bahanesi sayacaklardır?
Terör bizi yönetmesin
Görmek lâzım gelinen noktayı:
PKK’nın davası tükenmek üzere.
Öldürmek için öldürüyorlar artık. Ve halk da bunu görmeye başladı.
İktidar, yere sağlam basmalıdır.
Mesela dün The Economist dergisi hatalı bir yönlendirme yaptı.
“Kusurlu bir Örnek” başlığını taşıyan makalede dergi, PKK’nın şiddeti tırmandırarak askeri kışkırtmaya çalıştığını, Başbakan Erdoğan’ın da şahinleşen tutumu yüzünden tuzağa düştüğünü yazdı.
İçeride de bazı çevreler Başbakan’a şahinleşmemesi, terör örgütü ile gizli görüşmeleri sürdürmesi için sistematik baskı uyguluyor.
Hayır; asıl tuzak budur.
İlle kuşa benzetmek gerekiyorsa dirayetli bir lider iki kuşu aynı anda temsil edebilir.
Terörle savaşı için şahin olur, barışı demokrasi yoluyla kurarken de güvercin olur.
Burada önemli mesele terörle savaşmaktan hiç vazgeçilmemesi, ikinci konu ise demokratik hakların sadece Kürtler için değil milletin tümünü kapsayacak biçimde genişletilmesidir.
Yani terörle savaş ve demokrasi arayışları birbirlerinden bağımsız olarak yürümelidir.
Aksi halde ne terör biter ne demokratik haklar genişler...
Şahin de lâzım güvercin de...
Haberin Devamı

