Sağlam güvence

Haberin Devamı

Hukuka dayanmayan düzen demokrasi olma iddiasında bulunamaz.

O nedenle “Devlet baba” rolü oynayan liderlerin yönettiği ülkeler demokrasi değildir.

Şansları da yoktur; sonunda varacakları yer diktatörlüktür!

Türbana tanınacak özgürlüğün üniversite ile sınırlı kalmayacağından, tüm kamu çalışanlarına ve ortaöğretime yayılacağından, örtünmeyenlere baskıların artacağından korkanlara Başbakan Erdoğan dün atv’deki söyleşide “Korkmayın, laikliğin güvencesi biziz” diye sesleniyordu.

Hiçbir başbakan laikliğin güvencesi olamaz.

O güvenceyi hukuk devletinin kurumları, anayasası ve yasaları sağlar. Başbakanlar da onlara saygı gösterir, uyar.

Türkiye’ye güvence niteliği mümkünse abartılmış sağlam kurallar ve kurumlar gerekiyor.

Böyle bir ihtiyacın vazgeçilmezliğini kanıtlamaya “Güvenceniz benim” diyen Başbakan tek başına yeter!

Başbakan dün öyle konuştu ama ortaöğretim kurumlarında ve kamu kuruluşlarında asla türban takılmayacağına dair sağlam bir garanti vermeye yanaşmadı.

Bir gün önce TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ bu konudaki hukuki güvencelerin güçlendirilmesi çağrısında bulunmuştu. Konu dün Star’daki “Her Açıdan” tartışma programına katılan AKP’nin anayasacısı Prof. Üskül’e de soruldu.

O da “Bahsedilen güvence yasalarımızda zaten var” diye geçiştirdi.

Sorun AKP’nin güvenilir olmayışıdır. Korkanlar haklı olarak anayasal garanti istiyorlar.

Başbakan dünkü TV söyleşisini türbanla kapattı.

Ama bu simgenin kamu alanlarında kullanılmasının yanlışını hükme bağlayan Anayasa Mahkemesi kararını okumadı, kadınlar için gerekliliğini savunan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamasını okudu.

Hem “Ulemaya sorsunlar” noktasında duruyor, hem “laikliğin güvencesi biziz” diyor.

Nasıl güvensin insanlar?

*****

Provokasyon!

Başbakan kaş yapayım derken göz çıkardı.

TV söyleşisinde türban yasağını savunan çevrelerden kaynaklanacağını ima ettiği provokasyonlardan söz etti.

“Provokatif eylemler istihbaratı geliyor” dedi.

Bu beyan, iktidarın kendi ayağına ateş etmesidir. Başbakan’ın sözleri başı açık kızlara baskı yapmak isteyen zorbalara cesaret kazandıracaktır.

Çünkü Başbakan o haydutlukların suçlularını önceden ilân etmiştir.

İkincisi bu ihbarın kendisi doğrudan doğruya örtünme baskı yaratacaktır.

Birçok kadın, ava çıkmış sapıkların eylemlerine hedef olmamak için kendilerini kısıtlayacaklardır.

İki-üç hafta önce Fethullah Hoca zaten fitili ateşlemiş “Çarşaf giydirilmiş vazifeli erkekler, tesettüre sokulmuş vazifeli bayanlar, başı açık kızlara tacizde bulunabilir” demişti.

Bir tarikat lideri dumanlı havadan yararlanmak isteyebilir.

Ama Başbakan’ın görevi böyle bir bilgi varsa bile halkı korkutmadan tedbir alıp tehdidi göğüslemektir.

Başı açık kadınlar üstünde terör estirmek değil.

DİĞER YENİ YAZILAR