Saddam Hüseyin'in yirmi dört yıllık rezil diktatörlüğü, ona güç vehmedenleri de rezil ederek yıkılıp gitti!
Amerikalı askeri uzmanlar bile bu savaşın altı ile sekiz haftadan önce bitmeyeceğini söylüyorlardı.
Ama üçüncü haftanın sonu olan dün başkent Bağdat fiilen düştü.
Eli silâhlı ve üniformalı diktatörün zelil kaderini kabullendiği sabahtan belli oldu. Güvenlik görevlileri ve hükümet yetkilileri ortadan kayboldu. Bir gün önce "Hepsini kovduk ve katlettik" diyen Enformasyon Bakanı El Sahafı gazeteciler boş yere bekledi.
Bu tablo, Bağdat halkının yıllardır yüreklerine sinmiş korkuyu atmalarını ve işgal kuvvetlerini "kurtarıcı gibi" olmasa bile ihtiyatlı bir memnuniyet ile karşılamalarını sağladı.
Kamu binalarının ve özellikle rejimin dehşet şatosu Gizli Polis karargâhının ele geçmesinden sonra korkularını tümüyle yenenler, kent merkezi olan Tahrir Meydanı'ndaki dev Saddam heykelini Amerikan askerlerinin yardımı ile devirerek Irak için yeni bir dönemin sembolik başlangıcını ilân ettiler.
Halksız olmaz..
Artik savaşın bittiği, bundan sonraki direnişlerin askeri vukuattan çok asayiş olayı düzeyinde kalacağı kabul edilebilir. Diktatör ve avanesi nerede bilinmiyor. Destan benzeri övgülere lâyık görülen onbinlerce Cumhuriyet Muhafızı nereye kayboldu, bundan sonra ne yapar; bu sorular da cevapsız duruyor.
Fakat Bağdat halkının işgal karşısındaki tavrı, rejimin son kalıntıları üstünde nükleer bomba etkisi yapacak ve "seçkin" diye abartılan birlikler kendi kendilerine "Niçin ve kim için öleceğiz?" diye soracaklardır.
Saddam da kaderin diktatörlere yönelik yargısının infazını, artık faydası olmayan pişmanlıklanyla bekleyecektir.
Ankara yanıldı..
Irak şimdi, dikta rejimlerinden kurtulan toplumların tehlikelerine açık bir dönem yaşayacak.
Dün yağmalar başladı..
Bunu katliamlar izleyebilir.
Baas Partisi'nin ve nefret edilen Gizli Polis'in mensuplan, kanlı bir misillemenin hedefi olabilirler. Araplarla Kürtler, Sünnilerle Şiiler arasında şiddete dayalı rekabet savaş günlerini aratan facialar yaratabilir.
Bu tehlikeyi önlemek için koalisyon güçleri, Kosova'da yaşanan trajik tecrübeyi hatırlayıp kaybolan otoriteyi derhal tesis etmek zorundadır.
Kerkük ve Musul'u işgal etmeye hevesli Kuzey Iraklı Kürt milisleri durdurmak da büyük önem taşıyor.
Çünkü ihmalin ABD'ye Türkiye'yi kaybetmek gibi fahiş bir faturası olacaktır.
Kuzey Cephesi'ni önlediği için Türkiye'nin cezalandırılması gerekmez.
Yanlış ata oynayan iktidarı, üç haftada Bağdat'ın düşmesi zaten cezalandırmıştır.
Tezkereyi geri çeviren milletvekillerini de sonsuza dek çekecekleri vicdan azabı bekliyor!
Saddam'ın sonu
Saddam Hüseyin'in yirmi dört yıllık rezil diktatörlüğü, ona güç vehmedenleri de rezil ederek yıkılıp gitti! Amerikalı askeri uzmanlar bile bu savaşın altı ile sekiz haftadan önce bitmeyeceğini söylüyorlardı. Ama üçüncü haftanın sonu olan dün başkent Bağdat fiilen düştü
Haberin Devamı

