Nefret yangını sanki ateşe muhtaçmış gibi şimdi üstüne bir de benzin sıkılacak.
Canavarın arkasından üzülmek öldürdüğü masum insanlara saygısızlıktır, ruhlarına azap vermektir.
Bu doğru ama insan eliyle gerçekleştirilen adalet genellikle mükemmel olmuyor ve yeni haksızlıklar getiriyor, kurtuluş umudu besleyen yığınların başına yeni musibetler açıyor.
Vietnam utancını Irak’ta da yaşayacağı belli olan Amerika, bağımsızlık ilân etmek için sabırsızlanan Irak Kürtleri ve ülkedeki kanamanın durması için bir şokun iyi geleceğini zanneden Bağdat hükümeti, Saddam’ın idam edilmesi için acele ediyor.
Dün Saddam Hüseyin üvey kardeşleriyle görüştürüldü. Avukatı, işaretlere bakarak idamın bayrama girilmeden, yani bugün gerçekleşebileceğini söyledi. Başbakan El Maliki, infazda gecikme olmayacağını belirtti.
Günah defteri...
Saddam, 1982’de Duceyl’de 148 Şii’nin öldürülmesindeki sorumluluğu nedeniyle ölüm cezasına çarptırıldı ve alelacele temyiz süreci tamamlandı. BM İnsan Hakları Komiseri “Acele etmeyin, adil yargılama konusundaki kuşkuların giderilmesine imkân tanıyın” diye çağrı yaptı ama işe yaramayacak.
Bir yerde ilâhi adalete bu tür zorlamalar hizmet edecek. Çünkü böyle bir cezayı Saddam kadar hak etmiş bir zalim tarihte bile kolay bulunmaz.
1980’de İran’a saldırarak sekiz yılda bir milyon Müslüman’ın ölümüne sebep olan savaşı o başlatmıştı.
1988’de Halepçe’de siyanür gazı ile 5 bin sivile katliam uygulayan odur. Saddam’ın suç ve günah defteri, bir zalim için dahi kaldırılamayacak ağırlıktadır.
Kuveyt’i işgal eden, esirleri ekin gibi biçen Saddam Hüseyin’den 270 toplu mezara tıkılmış binlerce masum da davacıdır.
Lanetli egoizm...
O halkının neredeyse karşılıksız bağlılığını ve ülkesinin zengin kaynaklarını cennet yaratma imkânı elindeyken cehennem inşa etmekte kullanan bir sadisttir.
Lanetli egoizmi Türkiye’yi ve Atatürk’ü örnek alarak ikinci bir çağdaş Müslüman ulus yaratmasına imkân vermemiştir.
Evet, Amerika’nın işgal bahanesi kitle imha silâhları ve teröre yardım ettiği suçlamaları doğru çıkmamıştır ama ne fark eder?
İlâhi adalet onun faturasını da “cezalandırıcı” rolünü üstlenen Amerika’ya kesmiştir. İşte Bush orada eriyor, rezil oluyor!
Saddam’ın infazı, Irak halkını ayıran derin fayları kapatmaya hizmet etsin isteriz ama bunun olmayacak duaya amin demek olduğunu biliyoruz.
Saddam davasının Irak’ta iç savaş ile uzlaşma tercihlerinin ayıracı olacağı belliydi. Yazık ki işgal otoritesi Amerika ve Bağdat’taki hükümet bunu göremedi.
Bu körlük şimdi Saddam’la beraber iç savaş tehlikesinin tehdit ettiği Irak’ın bütünlüğünü de idam sehpasına çıkaracaktır!
Saddam sehpaya yalnız çıkmıyor
Nefret yangını sanki ateşe muhtaçmış gibi şimdi üstüne bir de benzin sıkılacak
Haberin Devamı

