Kuzey Irak'ta bir saatli bomba kuruluyor. Yeni bir Bosna faciası yaşanmamalı burada.
Fakat dualarla önlenecek bir tehlike değil bu.
İşgal otoritesi ABD, Irak'ta kendi can derdine düşmüş haldedir. Türkiye bütün dikkatini yıl sonundaki AB randevusuna odaklamıştır. Öbür yanda Kerkük'ün statüsünü belirleyecek karar gününe kadar bölgenin etnik yapısını değiştirmeye yönelik Talabani ve Barzani politikaları her gün mesafe alıyor.
Nüfus yapısı sistemli olarak değiştiriliyor, peşmergeler kamu kuruluşlarına, polis örgütüne ve yerel yönetimlere yerleştiriliyor, baskılar Arapları bölgeden kaçırıyor. Etnik arındırma Amerikalıların gözü önünde mesafe alıyor.
Talabani'nin Ankara'ya verdiği garantilere rağmen Türkmenler de bu ırkçı komplonun hedefidir. Son olarak Kerkük Türkmeneli Partisi Başkanı Muhammed Reşit, evine yönelik silâhlı saldırıda üç kurşun yarası aldı. Saldırılar Musul'da da başladı. Türkmen Cephesi Musul bürosuna üç günde iki saldırı oldu. Önceki gün Türkmen Cephesi üyesi Yunus Muhammed öldü, dört parti görevlisi yaralandı.
Türkmenlerin birleşme çabalarını önleme amaçlı bu saldırıların artacağı konusundaki tahminleri ciddiye almak gerekiyor.
Kuzey cephesinin açılmasını sağlayacak hükümet tezkeresinin meclisten dönmesine hayıflanmanın hiçbir yararı yoktur artık. Ama Türkiye, Kerkük yüzünden patlak verecek bir etnik savaşı önlemeye mecburdur.
Dışişleri Bakanı Gül dün, Mısır'da yapılan Irak'a komşu ülkelerin dışişleri bakanları toplantısında Kerkük'le ilgili kaygılarını dile getirdiğini, Irak topraklarındaki terörist unsurların, komşu ülkeler için de tehdit oluşturduklarından Irak'tan atılması gerektiğinin kayıtlara geçirildiğini söyledi.
Bu bir çare mi, kayda geçirmek neyi halledecek?
Hükümet, Kuzey Irak'taki gelişmelerin PKK varlığından gelen tehlikeyi çok aşan bir tehdit oluşturduğunun, orada patlak verecek bir etnik yangını mutlaka önlemek mecburiyetinin acaba farkında mı?
Amerika çözümün parçası olmaya razı olmadığı takdirde başvurulacak alternatif siyasetler belirlendi mi?
Kürek sallamak..
Halkımız tartışmalara, atışmalara, dedikoduya meraklı.
İktidar da halkın bu merakını polemik ustası sözcüleri sayesinde iyi değerlendiriyor.
Meselâ milletvekillerine TOKİ işbirliği ile konut yapılması haberleri birkaç gün kamuoyunu oyaladı. Başbakan ile Meclis Başkanı arasında restleşmelere varan atışma görevini tamamladıktan sonra "can ciğer kuzu sarması'na bağlandı.
Arınç gazetecilere "On paralık şeylerle aramızda kriz çıkmaz, püfürük şeyleri bırakın" dedi.
Dün de Başbakan Erdoğan Fransa dönüşü, krizden güçlenerek çıktıklarını belli eden önemli açıklamasını, Arınç gibi özenle seçilmiş kelimeler (!) kullanarak yaptı:
"Bizi birbirimize vurdurma gayreti içine girenler boşuna yeltenmesinler. Bu çabaların içine girenler boşuna kürek sallıyorlar.."
Kim ne derse desin, Başbakan Erdoğan ile Meclis Başkanı Arınç'ın pekişen dostluğundan biz gerekli teselliyi çıkarmış bulunuyoruz.
Demek boşuna kürek sallamamışız!
Saatli bomba gibi
Kuzey Irak'ta bir saatli bomba kuruluyor. Yeni bir Bosna faciası yaşanmamalı burada
Haberin Devamı

