Başkan Bush'un Saddam'a verdiği ültimatom, bizim kullanacağımız süreyi de belirtiyor.
ABD, Saddam'a oğullarıyla birlikte ülkeyi terketmesi için 48 saat verdi. Bu sürenin dolmasından sonra Başkan Bush'un seçeceği gün ve saatte Irak, tarihin tanık olduğu en öldürücü bombardımana hedef olacak.
Türkiye'nin ABD ile uzun pazarlıklar sonucu elde ettiği güvenceleri yitirmemesi, ilk bomba Bağdat'a düşmeden savaş tezkeresinin meclisten geçmesine bağlı.
Pazartesi gecesi Çankaya'da gerçekleşen zirve, zamanla ilgili kritik sınırın aşılmaması iradesini ortaya koymuştur.
Türkiye Irak krizinde hükümeti, muhalefeti ve Cumhurbaşkanlığı ile milli menfaatler zemininde bir bütünlük oluşturamamış, pazarlık aşamasında gösterilen yüksek performans, kazanımları hayata geçirme aşamasında dağılmıştır.
Şimdi, dağınıklığın yarattığı tahribatı onarmaya çalışıyoruz.
Hava sahası yetmez
Son dönemde AKP'nin huyu değişti. Açıklık kayboldu, şaşırtmalar başladı.
Tayyip Erdoğan "Böyle sürprizlerimiz olacak" diyor.. "Sürpriz kaynaklar" dan söz ediyor.
Bilgi hasisliğinin nedeni gizlilik mi, yoksa kararsızlık mı?
Korkutucu olan şu ki yalnız toplum değil, bürokrasi de karanlıktadır. Devletin yüksek bürokratları, hükümetin tezkere konusundaki niyetini yakın bildikleri gazetecilerden öğrenmeye uğraşıyorlar.
Şu anda bile tezkerenin bir öncekiyle aynı mı olacağı, bugün mü, yoksa yarın mı oylanacağı konularında netlik bulunmuyor.
Meclis kulislerinde yeni tezkerenin sadece hava sahamızı açmakla sınırlı kalacağına dair söylentiler dolaştı dün..
Buna inanmak mümkün değildir. Çünkü önceki gece gerçekleşen devlet zirvesinde alınan karar bu değildir. Bir ara kopma noktasına gelen Türk-Amerikan ilişkilerini bu kadarlık bir destek onarmaya yetmez.
Tam ve zamanında..
Türkiye çetin pazarlıklar sonunda kayda bağlanmış askeri ve siyasi güvenceler kadar 26 milyar dolarlık ekonomik destek paketini de tehlikeye atma lüksüne sahip değildir.
Washington tezkere daraldığı ve geciktiği ölçüde ekonomik paketin küçüleceğini belli etmiştir.
İktidar, meclisten dönen ilk tezkerenin niçin daralması gerektiğini açıklayamaz. Çünkü iki haftada Türkiye'nin milli menfaatleri değişmedi.
Karar bugün veya en geç yarın meclisten geçerse kayıp riski ortadan kalkacaktır.
Ayrıca sırf "Kabul etmediği bir belgeyi hiç değiştirmeden meclisin önüne tekrar getirmeyelim" hassasiyeti de yerinde değildir.
Bugün şartlar tamamen değişmiştir. Türkiye'nin iradesi dışında "savaş hali" oluşmuştur.
O gün "Türkiye desteklemezse ABD savaşı başlatamaz" düşüncesiyle ret oyu verenler şimdi aynı şekilde davranmak için ne bahane bulacaklar?
Dün "ABD ile yapılan yardım anlaşmaları hâlâ geçerlidir" diyen Devlet Bakanı Babacan'ın sözleri iktidarın yetki tezkeresini budamadan ve geç kalmadan geçirme niyetini açığa vurmuştur.
Ama yine de bir garanti yoktur. Allah ülkeyi kötü sürprizlerden korusun!
Saatli bomba
ABD, Saddam'a oğullarıyla birlikte ülkeyi terketmesi için 48 saat verdi. Bu sürenin dolmasından sonra Başkan Bush'un seçeceği gün ve saatte Irak, tarihin tanık olduğu en öldürücü bombardımana hedef olacak
Haberin Devamı

