Rüzgâr gibi geçmemeli

Haberin Devamı

Rüzgâr Gibi Geçti, bir filmin adıdır.

Ve her zaman mükemmel sıfatını hatırlatacaktır.

Ama bu anlatımın Meclis’ten geçen bir kanunun hızını anlatmak için kullanılması ancak yanlışı tarif edebilir.

Meclisin son çalışması MİT kanunu üstünde oldu.

Ama yazık ki parlamentomuz neredeyse rejim değişikliği yaratacak önemdeki bu yasaya iki tam gününü bile vermedi.

Bundan dolayı Meclis kutlanmayı hak etmiyor.

Çünkü “ileri demokrasi”lerde çıkarılan kanunların sayısı değil kalitesi önemlidir.

O nedenle yasalar rüzgâr gibi geçmemeli günlerce düşünmeli, tartışma yapılmalıdır.

Partileri oluşturan milletvekilleri seçildiklerinde Anayasa’ya bağlılık yemini ederler ama son dönemlerin hükümetleri Anayasa’yı delik deşik ederek işe başlıyor.

Yeni MİT kanunu, Başbakan’ı mülkün (devletin) tek sahibi durumuna getiriyor.

Tanıdığı geniş yetkiler nedeniyle “Paralel Anayasa” adını yakıştıranlar var.

Öbür yasalarla bir çelişki doğduğu zamanlar MİT kanunu geçerli olacak.

Bu yazı kaleme alınırken TBMM yine ikiye bölünmüş manzarası ile endişe üretiyordu.

Yeni MİT, içeride, dışarıda hem istihbarat toplama, hem operasyon yapma yetkisi taşıyacaktır.

Hâlihazırda yurt dışı operasyon yetkisi Anayasa’ya göre TBMM izniyle Silâhlı Kuvvetler tarafından kullanılabiliyorken Başbakan onayıyla MİT tarafından da kullanılacak.

Hukukçular bu durumun ülkeyi savaş tehlikesi ile sık sık karşı karşıya bırakacağından korkuyorlar.

Bir endişe de şu: Başbakan onayı ile dışarıda operasyonel faaliyette bulunmak, faili şüpheli bu tür olaylar karşısında Türkiye’yi “olağan şüpheli” konumunda bırakmaz mı?

Yüksek kademe devlet yöneticileri hakkındaki güvenlik soruşturmasını yapmak da MİT’in görevi olacak.

MİT, mahkeme kararı olmadan her türlü sinyal istihbaratını toplamaya yetkili olacak. Devlet ihale kanununa tabi olmadığı gibi Sayıştay’ın denetiminden de muaf olacak.

MİT personeli için ayrı bir mahkeme farklı bir yargılama uygulanacak.

Meclis Anayasa Komisyonu’nun CHP’li üyesi Atilla Kart, iktidarın tek adam yönetimine geçmek için MİT yasası ile yeni adımlar attığını anlattı dün.

Koruyucu müdahaleyi, yasayı onaya götürdüklerinde Cumhurbaşkanı Gül yapar mı, yoksa “Anayasa Mahkemesi ne güne duruyor” deyip Meclis’teki muhalefete mi devreder sorumluluğu bilmiyoruz.

Bildiğimiz şu ki özgürlükler imdat diye bağırıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR