Son seçimde baraj altında kalan partilerin yöneticileri, hafıza kaybına mı uğradılar?
Rahşan Ecevit, komadaki kocasını bırakıp yollara düştü. Bülent Bey'in gözünü kapamadan önceki arzusunu gerçekleştirmeye çalışıyormuş.
Dün eski Cumhurbaşkanı Demirel'i ziyaret etti. Bülent Bey'in "Türkiye'nin içinde bulunduğu durum açısından sağlı sollu ittifak" gerekliliğini savunduğunu, o hasta olduğu için bu görevi üstüne aldığını söyledi.
Demirel de ittifak arayışlarını fevkalâde iyi karşıladığını belirtti.
Rahşan Hanım yarın CHP lideri Baykal'a gidecek. Kim bilir ne güzel şeyler söyleyecekler birbirlerine!.. Vatandaş da onları değil, kırk yılın düşmanlarını bir araya getiren Tayyip Erdoğan'ı takdir edecektir herhalde.
Mesut Yılmaz da öbür uçtan zorlamaya başlayacak ittifak şansını. Onun fikri de AKP'yi durdurmak isteyen tüm partilerin tek çatı altında birleşmeleridir.
Acaba buna gerçekten inanıyor mu?
Gazlı partiler!
DYP Genel Başkanı Ağar dün kapıyı kapattı. Milletin böyle bir arayışı yoktur" dedi. MHP de bu çabalara sempati ile bakmıyor.
Mesut Yılmaz "Merkez sağ ve solun programları birbiriyle örtüşebilecek programlardır.
Programlar bu kadar birbirine yakınsa engel egolardır" diyor.
Demirel de aynı görüşte. "Günümüzde sağ ve sol arasındaki fark Pepsi Cola ile Coca Cola arasındaki fark kadar" diyor.
Bu noktaya iktidarlarını yitirdikten sonra gelmiş olmaları kötü bir şaka gibi!
Sandıkta silinmiş partileri alt alta yazıp toplama çabalan insana ruh çağırma seanslarını hatırlatıyor.
Hevese kapılanlar VATAN'ın referandumunu ciddiye alsınlar. Bastıkları yeri belki görürler.
Formül yanlış..
Altın tepside sunulan tarihi fırsatı ihtirası ve cehaleti yüzünden harcamış olması ayrı bir konudur ama şu unutulmasın:
AKP'yi birleşme değil, bölünme yarattı!
Zamanında gerçekleşen bölünme, zorlama birleşmelerden daha verimli oluyor.
Sol kanatta birleştikçe küçülen partiler gördük. Milli Görüş'te ise kopan parçanın sandıktan iktidar çıktığına tanık olduk.
Halka söyleyeceği bir şeyleri olmayan on parti bir araya gelse yine seçim kazanamaz.
Sağda ve solda birleşme üç yıl önce düşünülecekti. Şimdi hepsini aynı trene bindirmek hiçbir şeyi telâfi edemez.
Sağda ve solda ayn ayn birleşme zeminleri yoklansa da birleşme ile her şeyin halledileceği asla düşünülmemelidir.
Alternatif olmak için her şeyden önce parti olmak lazım. Partilerin söyleyecek sözü olur, projeleri olur.
Birleştirilmeye çalışılan partiler AB için, Kıbrıs için, toplumsal refah için, eğitim, işsizlik ve geçim sıkıntısı için ne yapacak; bilen var mı?
Çare partilerin birleşmesi değil, merkezin dağılmış seçmenlerini bir araya getirecek, özü-sözü olan, parti gibi partiler yaratmaktır.
Ruh çağırma!
Son seçimde baraj altında kalan partilerin yöneticileri, hafıza kaybına mı uğradılar?
Haberin Devamı

