Riskli tiyatro

Haberin Devamı

Her kafadan bir ses çıkıyor..

Ağzı olan konuşuyor.

Bu deyişlerin olumsuz sonuçları en çok bizim toplumda yaşanır.

Çünkü eğitim düzeyi yüksek toplumlarda ağzı olanların kulağı da vardır ve söyleyen kişi, dinlemeyi de bilmek zorundadır.

Ateşkesle yeni bir aşamaya gelen sürecin şimdiki basamağı nedir; Öcalan’ın Nevruz’da yaptığı çağrıda bunun cevabı var.

Başbakan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan, önüne çıkan her kameraya tekrarlıyor:

“Öcalan iki mesajı çok net verdi:

1. Silâhlar sussun;

2. Türkiye’yi terk etme süreci başlamıştır.”

Akdoğan’a göre “çekilme” çağrısını şarta bağlamanın, sağa sola çekmenin anlamı yoktur artık.


Çare yine İmralı

Ve Kandil’deki Karayılan’ın “Kendi pozisyonunu gündeme getirmek ve rol çalmak” hevesleri işe yaramayacaktır.

Başdanışmana göre son derece açık olan bu mesajı anlamak, algılamak istemeyenler varsa Öcalan herhalde onlara da bir şey söyleyecektir!”

Gelinen nokta Öcalan’ın müdahalesini gerektiriyor.

Dördüncü İmralı ziyaretinin bu hafta gerçekleşmesi beklenmelidir.

Elbette onurlu bir barışın ilk şartı müzakere ortamının tehdit ve şantajdan uzak olmasıdır.

Barış derken bile silâhlarını bırakamamış bir topluluğu onurlu bir devlet muhatap alamaz.

Evet, Öcalan mektubunda çekilmenin silâh bırakarak gerçekleşmesi konusunda bir ifade kullanmamıştır; bu doğru ama barışı konuşmanın tabiatı gereğidir:

Terör tehdidi altında barış aranmaz!


Mayınlı bir yol...

Peki bu ihtilâf, sürecin bozguna uğraması sonucunu doğurur mu?

Doğurmaz, aksi hâlde çok zorlama bir bahane olur.

Sonuçta bir terör örgütü tasfiye ediliyor;

İçindeki “mücrim”lerin güven duygularına tatmin edici karşılıklar aramalarında şaşacak bir şey yok.

Aradıkları güvence, işledikleri suç ve günahın ağırlığını iyi bilmelerinin göstergesidir.

Anayasa uzmanı Prof. Ergun Özbudun VATAN’a verdiği mülâkatta şöyle bir yol öneriyor:

“Belli bir süre için, çekilen PKK unsurları hakkında takibat yapılmayacağına dair bir yasal düzenleme aklıma geliyor.”

Bu süreçte en riskli hassasiyet Öcalan’ın devlet ve hükümetten göreceği muameledir.

Toplumda “Öcalan’sız olmuyor” algısı yaratma amacı çok belli olan bir tiyatro asla oynanmamalıdır.

Öcalan’a itibar inşa etme kasıtlı her söz ve eylem, barış yoluna konulmuş mayın tahribatı yapacaktır. Sakın!..

DİĞER YENİ YAZILAR