Ret işareti geldi

Türkiye nefesini tutmuş Ankara'da oturan yedi hakimin vereceği kararı bekliyor. Benzersiz bir durumla karşı karşıyayız: Bir genel seçim, on bir ay sonra iptal edilebilir mi?

Haberin Devamı

Türkiye nefesini tutmuş Ankara'da oturan yedi hakimin vereceği kararı bekliyor.

Benzersiz bir durumla karşı karşıyayız: Bir genel seçim, on bir ay sonra iptal edilebilir mi?

Yüksek Seçim Kurulu'nü oluşturan hakimlerden biri (adı bizde saklı) VATAN'a, bu sorunun cevabına ışık tutacak açıklamalar yaptı.

Önlerine gelen sorunu çözmeye yönelik bir yasa maddesi bulunmadığını, o nedenle "hukuk yaratan" bir karar oluşturacaklarını söyledi.

Kurulun üç seçeneği var:

1. DEHAP hilesi seçimi mutlak geçersizliğe mahkûm etmiştir. Seçim iptal edilmeli..

2. Sadece DEHAP oylan iptal edilerek yeni baraj rakamı ile yapılan hesaplama sonunda 66 DYP milletvekili meclise girmeli..

3. "Seçim işlemleri bitmiştir" denilerek tüm iptal istemleri reddedilmeli..

Açıklamayı yapan YSK üyesine göre her üç şık da ciddi ve haklı gerekçelere dayanıyor.

Vicdanlarıyla bir karar oluştururken neye bakacaklar? Risk faktörlerine.

YSK üyesi hakimin sözlerinde, kurulun risk faktörlerine bakışını açık eden anahtar cümleler yer alıyor. Belli ki daha önce aralarında konuşmuşlar:

"Seçimlerin iptali veya DEHAP oylarının iptali yönünde karar verirsek, gerçekten kaos diyebileceğimiz sonuçlar ortaya çıkacak (...) Başvuruların reddi kararında ise meşruiyet tartışmaları devam edecek."

Vicdanının sesini dinleyen bir hakim kaos seçeneklerine mi, yoksa meşruiyet tartışması gibi bir "ehven-i şer"e mi oy verir?

Açıklama, YSK'nın iptal başvurularına ret kararı vermesinin daha ağırlıklı bir ihtimal olduğunu ortaya çıkarıyor.

Şu itiraz yapılabilir: Meşruiyet tartışmaları da zamanla kaos doğurmaz mı?

Elbette doğurur ama altı ay sonra yapılacak yerel seçimler bu tehlikeye set çekecek bir fırsattır. Gündemdeki tartışma, yerel seçimleri bir anlamda genel seçim taleplerini sınayan bir referanduma dönüştürecektir.

AKP'nin oylarını artırması, en azından koruması 3 Kasım seçimlerini de onaylayacak, onun gerileyip muhalefet oylarının artması, erken genel seçim taleplerine, karşı durulması zor bir haklılık kazandıracaktır.

Bizce gidiş şimdilik bu yöndedir.

Yani Türkiye kaostan korunacaktır. Ama yerel seçimleri amacından saptırmanın bedelini ödeyerek..

Sezer'e bir öneri
Cumhurbaşkanı Sezer, yeni yasama yılının açılışı nedeniyle dün uzun bir konuşma yaptı.

Mecliste uyuklayanlar oldu. Konuşma neredeyse bir hükümet programı kapsamındaydı. Ama farkı vaatler sıralayan değil, güncel sorunlara akılcı çözümler gösteren, önemli bir konuşma olmasıydı.

Sezer, halkın özlemlerine tercüman olan mesajlar verdi; yolsuzluktan partizanlığa, seçim sisteminden yargı reformuna, AB'den Irak olayına, ekonomiden eğitim ve YÖK sorununa kadar.

Bizce çoğu ziyan oldu. Tarafsızlığı ile halkın güvenini kazanan Sezer, bu görüşlerini gündemin gerektirdiği yer ve zamanda açıklayarak kamuoyunun oluşumuna katkıda bulunmalıdır. Kişiliği, bunu ölçülü yapmaya yeterlidir.

Cumhurbaşkanı "bayramlık ağız" olmamalı. Çünkü sorunları biriktirmek kördüğüm yaratıyor, çoklu mesajlar dert küpüne dönen ülkede çarçabuk kayboluyor.

DİĞER YENİ YAZILAR