Demokrasimiz niçin gelişecek yerde geriye doğru gidiyor?
Sebebi darbelerdir.
Askeri darbeler, siyasetin muhtaç olduğu erdemli insanları korkuttu, kaçırdı.
Rejimin güvencesi değerleri oturmuş, bilinçli, eğitimli kamuoyudur. Bizde bu yok. Jet Fadıl’ı medarı iftihar diye meclise gönderen iradeye hangi değeri emanet edebilirsiniz?
O zaman sigortayı, birikimli, namuslu, ilkeli milletvekillerinin oluşturacağı çoğunlukta arayacaksınız.
Onları nerede bulacağız?
Darbelerin yarattığı korku zamanla biraz hafiflemiştir ama bu defa da tek seçici konumundaki liderlerin küçük hesapları önleyici olmuştur.
Yoklukta değer..
Birikimli, ilkeli insanlar kulluk etmezler; o yüzden liderler milletvekillerini onlar arasından seçmiyorlar.
Başarısızları tasfiye eden mekanizmalar da işte bu nedenle bizde çalışmıyor.
Seçime giderken bir liderin partisini geriye düşürmesi durumunda siyaseti bırakacağı sözü yine bu nedenle olay oluyor!
Başbakan Erdoğan dün Isparta’da “Tek başımıza iktidar olamazsak ben siyasetten çekiliyorum” dedi ve dikkatleri üstünde topladı.
Erdoğan bu jestin etkileme gücünü tahmin ettiği için, kendine koyduğu barajı rakiplerine yönelik meydan okuma olarak da kullandı.
Baykal ve Bahçeli’ye hitaben “Siz de tek başına iktidar iddiasında bulunuyorsunuz. Hadi siz de aynı müeyyideye razı olun” daveti yaptı.
Kurala bağlamak
Astığı kılıç kendi üstüne düşse Başbakan dediğini yapar mı bilemeyiz. Ama şunu biliyoruz ki başarısız olmuş ve miadı dolmuş liderleri böyle ağız dalaşları tasfiye etmiyor.
Sistemin ona göre işlemesi lâzım.
Eğitimli seçmenler çoğunluğa geçene kadar toplumun en iyilerini milletvekili yapmanın yollarını açmalıyız. Bunun çaresi milletvekili adaylarını liderlere değil parti tabanına, parti üyelerine seçtirmektir.
İşte o zaman yenilen liderden kurtulmak için onun feragat lütfuna mahkûm olmaktan kurtuluruz.
Tony Blair başbakanlıktan ve partisinin başından çekildiğinde “Önünüzde 2 yıl daha zaman vardı; niye kullanmadınız?” diye soran bir gazeteciye parlamento grubunu kastederek “Bunlar kovalardı beni” cevabını vermişti.
İktidardaki İşçi Partisi, kamuoyu desteği 23’e kadar indiği bir aşamada Blair’i gönderip yerine Gordon Brown’ı getirdi ve seçim olmadan bir seçim mucizesi yaratmış gibi iktidar tazeledi.
Bir kaç haftada İşçi Partisi rakibi Muhafazakâr Parti’nin altı puan önüne geçti.
İşte fark bu... Onlar başarısızı sorunsuz değiştiriyor, bizde başarısız lider partiyi batırana, rejimi tıkayana kadar çakılı kalıyor.
Başbakan, başarısız liderlere lâfla müeyyide koyacağına milletvekili adaylarının seçimine doğru kural getirsin.
Ama yapmaz. Çünkü onun da derdi hastalığa çare bulmak değil fazilet gösterisiyle oy avlamaktır!
Restle olmaz!
Haberin Devamı

