Renksiz mi!

Haberin Devamı

Çağımızı onurlandıran hak ve özgürlükleri genişleterek daha güvenceli hale getiren bir anayasa elbette iyi olur.

Ama son zamanlarda sanki yeni kurulmuş bir devletiz de anayasa yapacakmışız gibi, heyecan pompalanmış haberlerin gündemimizi işgal etmesini anlamıyorum.

Hele hele bu anayasaya bir kalite tescili ifadesi olarak “renksiz anayasa” denilmesinden fena halde şüpheleniyorum.

Çünkü meclisteki Atatürk resimlerinin çokluğundan şikâyet eden tipler ve yol arkadaşları, onları kullanarak geçmiş hınçlarını çıkarma hevesine kapılmış eski solcular için renk, Atatürk’tür.

Onlar için yeni anayasa Atatürk’ten ne kadar uzaklaşırsa o kadar renksiz ve kendileri için o kadar makbul olacaktır.

Yeni anayasa taslağını hazırlayan bilimsel kurulun başındaki Prof. Ergun Özbudun ve arkadaşlarını ayırarak bu şüphemi ifade ediyorum. Kendisi dün verdiği demeçte şunu demiş:

“Anayasa belirli bir ideolojiyi yansıttığı takdirde o ideolojiyi yansıtmayanları gayrimeşru durumda bırakır. O nedenle renksiz bir anayasa yapılması görüşlerinde haklılık vardır.”

Atatürkçülük, siyaseti çağdaş gerçekliklere ulaşmaktan men eden bir ideoloji değildir. Hedef olarak çağdaşlığı, araç olarak müspet ilimi öneren bir düşünce sistemidir.

Nitekim Prof. Özbudun, daha önceki bir mülâkatında düşüncesini daha doğru ifade etmişti:

“Atatürk’ün fikri mirasının bir referans noktası olarak kabul edilip çağdaşlaşma idealine atıfta bulunulmasına kimsenin itirazı olmaz. Benim itirazım, Atatürk ilke ve inkılâplarının altı ok biçiminde anlaşılmasıdır...”

Yürürlükteki anayasa döneminde altı ok hiç iktidar olmadı. Ve iktidarların da tümü altı okun tam tersi yönde icraat yaptıkları halde hiçbiri gayri meşru ilân edilmedi.

Yeni anayasa girişimi, Atatürk’ün manevi mirasını tasfiyeye yönelik heveslerin bahanesi olmasın. Bunun çaresi var:

Taslak şimdi AKP’nin on hukukçu milletvekili tarafından ele alınacak, sonra kamuoyunun tartışmasına sunulacak, en sonunda meclise getirilecekmiş.

Toplumsal mukavele niteliğinde bir sivil anayasa isteniyorsa taslak metin AKP’nin eline teslim edilmemeli, tüm partilerin, tüm siyasi görüşlerin temsil edildiği bir karma komisyona tevdi edilmelidir.

Aksi halde bu çalışma iktidarın kendini meşrulaştırmak amacıyla giriştiği bir macera olacaktır.

“Yürürlükteki anayasaya kendisi uyamadı, şimdi kendisine uyacak bir anayasa yapıyor” denilecektir.

Gerginlik ve kavga nedenlerimize bir yenisi eklenecektir!



*****



Yine kaçarlar!



Yeni anayasa taslağında dokunulmazlıklar, ahlâkın emrettiği boyutlara çekiliyor.

Milletvekilleri, seçilmeye engel suçlardan sayılan zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma gibi iddialar karşısında dokunulmazlıktan yararlanamayacak.

Memurları soruşturma ve yargılamalardan koruyan “amirin izin vermesi” şartı da özel bazı durumlar dışında kaldırılıyor.

Düşünün ki anayasamız bugüne kadar, milletvekili seçilmeye engel suçları işlemiş kişiler tarafından yönetilmemize izin vermiştir. Bu rezaleti, yeni anayasa taslağını hazırlayan bilim adamları ortadan kaldırıyorlar kâğıt üstünde.

Ama bakalım iktidar çoğunluğu izin verecek mi?

Şüphelenmekte yerden göğe kadar hakkımız var.

Çünkü dokunulmazlık denilen ayıplı zırha 4,5 yıl süreyle hiç utanmadan bugünkü iktidar sığınmadı mı?

Muhalefetin yeni anayasa için işbirliği çağrılarından, sırf dokunulmazlık zırhını deldirmemek için bunlar kaçmadı mı?

Dileriz bizi mahcup etsinler; ama yine kaçacaklardır!

DİĞER YENİ YAZILAR