Başbakan’ın akil insanlar gruplarının başındakilerle yaptığı toplantı 7 saat sürdü.
Anlaşılması ve anlatılması zor şeyler mi konuştular?
Grup liderlerinin medyaya aktardığı gözlemler, Başbakan’ın toplumsal tepkinin niteliği ve derinliği hakkında bilgi sahibi olmak istediğini ortaya koyuyor.
Öcalan’ın statüsü ve ev hapsine alınması gibi yönelişler, Güneydoğu ve Doğu’da yüksek oranlı bir isteği temsil ederken “Öcalan’ın serbest kalacağı ihtimali” yurdun özellikle batısında yüksek dereceli kaygı sebebi oluyor.
Akil İnsanlar’ın başkanları halkın en merak ettiği soruyu toplantıya getirmiştir:
“Anayasal açıdan bölücü örgüte bir söz verildi mi, verilmedi mi?”
Başbakan soruyu şu şekilde cevaplamıştır:
“Terör örgütü ve Öcalan’la Kürt sorunu konuşulmadı, sadece silâhlı yapının ülke dışına çıkması ve terör örgütünün silâhları bırakması konuşuldu..”
CHP’yi anlamak...
Terörün sonlandırılması, akan kanın durması, siyasetin devreye girmesi ve taviz verilmemesi konuları, tüm yurdu temsil edecek biçimde merkeze yansıyan özlemlerdir.
Karadeniz Grubu’nun Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez “Başbakan taviz verilmemesi konusunda bizden daha kararlı” dedi.
İktidarın şeffaf bir siyaset sürdürmediği hakkındaki yakınma ve eleştiriler haksız değildir.
Ama anlatma zorluğu var.
AKP’nin medya üstünde kurduğu kontrol bu etkiyi yapıyor.
Bu durum CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu sıkıntılarını İstanbul’a, medyanın ayağına giderek anlatmak zorunda bırakmıştır.
“CHP sürecin içinde olmalı ve iktidarla işbirliği yaparak sürece katkı vermelidir. Neden bunu yapmıyor?”
Çelişkiler, hayati bir ülke meselesine ne kadar ciddiyet dışı yaklaşıldığını gösteriyor.
Vatani görev gibi
CHP lideri Kılıçdaroğlu bir yandan “habersiz bırakılıyoruz” diye yakınıyor öte yandan “Öcalan’a halkımızın kabul etmeyeceği, hazmedemeyeceği vaatlerde bulunmuştur” diyor.
Bu durumda “Habersiz kaldıkları” iddiası çökmüyor mu?
“Sürece CHP dâhil olsun” diyenlere Kılıçdaroğlu hatırlatıyor:
“Öcalan ile pazarlık yapmadık, PKK’ya ödün vermedik. Süreç çok iyi gidiyor. Halk memnun.. Süreç bu kadar başarıyla devam ediyorsa AKP bu başarıya CHP’yi niye ortak etsin? CHP’nin katılımı iktidarın bugün baş edemediği hangi problemi çözmesini sağlayacaktır?”
Bu soruların hepsi, cevabı içinde olan alaycı eleştirilerdir.
Yaşadığımız süreç iktidar - muhalefet rekabetini değil vatani görev işbirliğini gerektiren tarihi bir dönemeçtir!
Bakın dört aydır şehit cenazesi gelmiyor.
Elde edilen ilk sonuçlar bile Barış Süreci’ne desteği hak ediyor.
Rekabetten çok işbirliği lâzım
Haberin Devamı

