Rejim sorunu!

Haberin Devamı

Deniz Baykal’ın dediği doğru, olay doğrudan bir rejim sorunudur.

“Demokrasinin ne gibi tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olduğunu ortaya koyan muazzam bir konu” ile karşı karşıyayız.

Doğan Yayın Holding’e çıkarılan vergi cezasının haklı olup olmadığına yargı karar verecektir.

İktidarın mali idam fermanından etkilenerek kimse bu hamlenin ardındaki niyeti sorgulamayı ihmal etmemeli.

Tebliğ edilen vergi cezası konusunda dün görüş açıklayan uzmanların hepsi suçlamanın zorlama olduğuna işaret ettiler. Zaten bunu çocuklar bile sezinliyor.

Başbakan biat etmeyen medyaya öfke içindedir, onlara diz çöktürtmek için yandaşlarını defalarca boykota kışkırtmıştır.

Pusudaki tehdit

Vergi cezası, 2006 yılında alındığı iddia edilen bir paranın şirket kasasına 2007 yılı başında girmiş gösterildiği yargısına dayanıyor.

Bu konuda hiçbir kanıt bulunmuyor ama iddia doğru olsa ödenecek vergi daha yüksek mi olacaktı?

Cevap hayır!

Dediğimiz gibi asıl vahim tehdidi cezanın kendisi değil örttüğü niyet oluşturuyor. Adalete dayanmayan ceza yargıdan döner ama bu susturma yöntemleri, belli ki basın özgürlüğü için sürekli bir tehdit olarak pusuda bekleyecektir.

Başbakan dün güya kendini savundu: “Alışmışlar medya gücünü kullanarak başka şeylerin kavgasını vermeye menfaat devşirmeye...”

Açık ki bu değerlendirmeden Sabah-atv grubunu kendi safına devşirmek için olmadık suçları ve günahları göze almış bir siyasetçinin kompleksleri yansıyor.

Durum vahim...

İktidar medyaya karşı baskı rejimi yöntemlerini baştan beri kullanıyordu. Kapatma davasının yarattığı panik içinde yöntemler vahşileşti. Medya mali denetim yoluyla terbiye edilmeye çalışıldı.

İktidar muhalif medyaya vergi memurları ile adeta bir bıçak sokuyor sonra hoşuna gitmeyen haberler çıktıkça bıçağı çeviriyor.

Şu anda düşülebilecek en vahim yanılgı, bu olayı iktidar-Doğan çatışması saymaktır.

Bunlar geçecektir ama intikam operasyonu ardında gizlenen zihniyet, iddiasından hiç vazgeçmeyecek ve bulduğu her fırsatı, hayalindeki rejimi kurmak için kullanacaktır.

Ülkenin milli menfaati Başbakan’ın yargılarındaki yanlışları bir an önce yakalayıp zarar vermesini önlemektir.

Tayyip Erdoğan dünkü mitinginde, muhalefet liderlerinin Sivas’ın doğusuna geçmeye cesaret edemediklerini söylerken övünüyordu.

Bu elim gerçeği başarısı olarak algılayan bir iktidar tarafından yönetiliyor olmamız bahtsızlıktır.

O durumu gerçeğin farkında olan bir ana muhalefet dengeliyor diyebilirsiniz belki ama...

Rant vurgununda suçüstü yakalanmış adamını savunabilen bir muhalefet lideri ile ne kadar inandırıcı olup neyi kurtarabilirsiniz?

Durum belki umutsuz değil ama çok vahim!


DİĞER YENİ YAZILAR