Türkiye ’nin çizgisini talihsiz bir sapmadan kurtarmanın fırsatı önümüzde duruyor.
Sıcak temas kuruldu.
Kobani’nin şok edici etkileri nedeniyle kesintiye uğrayan Çözüm Süreci, İmralı’da HDP heyeti ile Abdullah Öcalan arasında yapılan dört saatlik toplantıda hayata döndü.
Öcalan’ın dört bölümden oluşan “Müzakere Süreci Taslağı” ayrıntılı bir program niteliği taşıyor.
Karşılıklı mutlak bir ateşkesin sağlanması, elbette yasal alt yapının kurulması şartını içeren başka bir takvim oluşturuyor.
Hafta sonunda İmralı’da buluştuğu HDP heyetine Öcalan’ın çözüme ulaşmak için 4-5 haftalık bir sürenin yeterli olacağını söylediği belirtildi.
Hedef Kürt oyları
Şu aşamada en büyük sorun, iki taraf için de aynı: Güvensizlik!
İktidar Çözüm Süreci’ni şimdiye kadar yapılan seçimlerin kaldıracı olarak kullandı, istismar etti.
Buna karşılık PKK da süreçte arıza çıkaracak yanlışlar yapmamaya çok özen göstermedi.
PKK da tehditsiz durmadı hiç. Çözüm vaadi ile seçmen kitlesini etkileyen AKP, iş süreci işletmeye gelince ağırdan aldı ve bedel ödemeden Kürt oylarına erişmeyi başardı.
Öcalan’ın süreçte yeni bir ertelemenin kaos doğuracağını söylemesi bir tehdittir. Ama hakça söylemek gerekirse haksız bir uyarı değildir.
2015 seçiminde aynı tuzağa düşerse Çözüm Süreci iktidar için kaçırılmış bir tren olacaktır.
Çünkü ülke siyaseti dört yıl seçimsiz döneme girecektir.
Bu ülkenin namuslu aydınları yok muydu? İlerde bu soru sorulacaktır.
Neyin pazarlığı?
Kürtler insanlık onuruna en uygun yaşamı bu bölgede Türkiye’de buluyor.
Bu gerçeğin politik ifadesi demokrasidir.
Dürüstçe kabul etmeli ki Kürt yurttaşlar Türkiye’de adaletli bir temsilden daha fazlasını sahiptirler.
Kavga çıkarmalarının sebebi, tüm yurttaşları etnik bir varlık, daha doğrusu haklarını isteyen bir ırk saymalarıdır.
Türk devletinin bu hakkı inkâr ettiği iddiasıdır.
İstedikleri, çıkışı ırkçı devlet olan bir tünele girmek.
Bu çoğulcu bir demokrasiye duyulan özlemin ifadesi midir?
Hayır, müzakerelerin amacı nedir; iyi düşünmeli.
Gelecek nesillere borcumuz var.
Kuzey Irak Kürt Yönetimi benzeri komşu bir devlet, akılda var olan fakat utandırdığı için söylenmeyen bir hedef midir?
Türkiye demokrasi ile yönetilen bir ülkedir.
Hastalandıysa ihtiyacı olan ilâç yine demokrasi olacaktır!

