Reform zamanı

Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, saygın bir din bilginidir

Haberin Devamı

Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, saygın bir din bilginidir.

Aydın, Financial Times gazetesine verdiği demeçte Kur'an-ı Kerim'in türbandan söz etmediğini belirterek "Türban takmanın dinin gereği olup olmadığı bir yorum meselesidir" dedi.

Bakan Aydın, din ve devlet işlerinin ayrıldığı Türkiye'de bile İslâm'ın reforma ihtiyacı olduğuna inandığını söyledi.

Yüksek Askeri Şura toplantıları ile bağlantılı eşli davetlerin Başbakarîın türbanlı eşi yüzünden iptal edildiği günlere rastlaması, bu demecin önemini arttırıyor.

Hükümetin Diyanetten Sorumlu Bakanı, devletin üst düzey ilişkilerini zedeleyen türban sorununa bir çözüm mü öneriyor?

Hayır ama türbanlı eşlere doğru kararın ipuçlarını veriyor.

Nedir bunlar?

1. Kur'an-ı Kerim türbandan söz etmiyor;

2. Başını örtmeye ihtiyaç duyup duymamak bir yorum sorunudur;

3. Türkiye'de bile İslâm'ın reforma ihtiyacı var.

AB'nin demokrasi kriterlerine uyum konusunda gösterdiği kararlılık AKP iktidarına yönelik şüpheleri çürüten cesur adımlardır.

Fakat türbanlı eşler, o şüphelerin kaynağı olan hayalete yaşama şansı tanıyor.

Hayaletin dinle bir ilgisi yok. Tersine dini yanlış algılamakla ve çağdaş toplumda güvensizlik yaratmakla ilgisi var.

Mehmet Aydın türbanlı eşlere bir anlamda sorumluluk yüklüyor. Çünkü yorumu onlar yapacak:

Kur'an, kadının kişiliğini, haysiyetini korumasını ister. Bu amaçta, İslâmiyetin doğuş döneminin aracı kullanılmıştır. Çünkü Arabistan'da İslâmdan önce de kadınlar örtünerek kendilerini koruyorlardı.

Şimdi düşünmek lâzım.

Kadının bugün kendini koruması için yol, örtünmesi ve tecrit olması mı, yoksa iyi eğitim alarak her alanda hayatı paylaşacak gücü, güveni kazanması mı?

Türban takıntısı, okumayı, düşünmeyi ve zamana uymayı öneren dinimize haksızlıktır.

Hocayı özlemişiz
Erbakan Hoca çok ömür bir adam. Yasağının kalkması iyi oldu.

Özlemişiz...

Başbakan'in geçirdiği kazaya getirdiği yorum, Nasrettin Hoca'yı bile kıskandırır:

"At, şahsiyetli bir atmış, üzerinde tutmadı!"

Erbakan'in mizah anlayışını biliriz. Tayyip Erdoğan'a iktidar gücü veren insanları iğneliyor aslında, "O at kadar bile olamadınız" demek istiyor.

Hele bir iddiası var ki evlere şenlik:

"İkiz kulelere yapılan saldırı, Amerika'da çekilen bir filmin senaryosunun Amerikan istihbaratı tarafından uygulamaya konulmasıyla gerçekleşmiştir. İşte filmin kaseti!."

Meselâ kasetini gösterdiği Hollywood filminin ikiz kuleleri patlatan teröristlere ilham vermiş olabileceği ihtimalinden söz etmiyor, emin olduğunu söylüyor.

Filmi kafasındaki CIA komplosunun kanıtı sayıyor.

Altınoluk'taki yazlığında film seyrederken dünya siyasetine de uyanıklığı ile katkıda bulunuyor!

Allah ömür versin...

DİĞER YENİ YAZILAR